23 Nisan Ulusal Egemenlik Ve Çocuk Bayramı

Yıl 1920’nin Nisan ayı Ankara’sı, bu Anadolu’nun ortasında kendi kaderine terk edilmiş, kendi halinde ve kasaba görünümündeki bu şehirde hareketli günler yaşanıyor. Belki de bu toprakların Ankara Savaşı’ndan bu yana görmediği bir durumdu bu.
Anadolu’nun birçok yerinden köyünden, kasabasından, şehrinden okumuşu, aydını, din adamı, çiftçisi, aşiret reisi vs. her kesimden buraya gelenler; kendi insanlarını temsil etmek, onlar adına kararlar almak, işgalci emperyalist güçlerin ele geçirmek üzere olduğu kadim ülkelerinin kurtuluşunda bir katkılarının-paylarının olması için gelmişlerdi.

Bin yıllardır atalarının üzerinde yaşadıkları, hep beraber nice bayramlar geçirdikleri, sevinçleri-üzüntüleri-acıları beraber paylaştıkları, ekip biçtikleri, kaybettiklerinin yasını tuttukları, uğruna nice canlar verdikleri, ana gibi-yar gibi sevdikleri güzelim kutsal ülkeleri Anadolu işgal altındaydı.

Osmanlı Devleti’nin zayıflaması ile birlikte iştahı kabaran sömürgeci emperyalist güçler daha önce Afrika’da, Asya’da Amerika kıtası ve daha birçok yerde yaptıkları gibi Osmanlı Devleti’nin de topraklarını işgal etme hevesine kapıldılar. Hemen harekete de geçtiler. I. Dünya Savaşı’nın sonunda tamamen güçten düşmüş, dağılmış olan Osmanlı Devleti’nin üzerine var güçleriyle çullandılar.

Ancak hesap edemedikleri birisi vardı; İngiltere Başbakanı David Lloyd George’in (d. 17 Ocak 1863 – ö. 26 Mart 1945) “İnsanlık tarihi birkaç yüzyılda bir dahi yetiştirebiliyor. Şu talihsizliğimize bakınız ki çağımızda yetişende Küçük Asya’da çıktı. Hem de bize karşı. Elden ne gelebilirdi?” dediği Mustafa Kemal.

Mustafa Kemal daha önce Trablusgarp, Çanakkale ve daha birçok cephede başarıları ile kendini kanıtlamış ve Türk ulusunun gönlünde taht kazanmış, liderlik özelliği olan bir kahramandı. Vatanın işgal edilmesini de ancak Mustafa Kemal engelleyebilirdi. Mustafa Kemal’de bunun için çareler aramaya başladı. Bunun için o günün hükümeti tarafından kendisine Karadeniz Bölgesi’nde verilen bir görevi fırsat bildi ve fazla düşünmeden bu görevi kabul etti. Karadeniz bölgesine güvendiği bir ekiple gelerek Amasya, Havza sonrasında Sivas, Erzurum ve Erzincan’da toplantı ve kongreler düzenleyerek halkın nabzını tuttu. Bu çalışmaları değerlendirdikten sonra 27 Aralık 1919 yılında Kurtuluş Savaşı’nı yöneteceği ve ilerde başkent yapacağı Anadolu’nun ortasındaki ve stratejik bir öneme sahip olan Ankara’ya geldi.

Mustafa Kemal halkın katılımı olmadan tek başına kurtuluşun olmayacağının bilincindeydi. Ancak yaklaşık yüz yıldır cepheden cepheye evlatlarını gönderen, varını yoğunu her şeyini bu vatan için feda eden bu millet tükenme noktasına gelmişti. Yine de Mustafa Kemal’in çağrısına heyecanla koşarak katıldılar. Her şeyiyle Mustafa Kemal’in arkasında olduklarını var güçleriyle haykırdılar. Ellerinde kalan son varlıklarıyla temsilcilerini Ankara’ya gönderdiler.

Ve 23 Nisan 1920’de o tarihi günde Büyük Millet Meclisi’ni açarak çalışmalara başladılar.

Kurtuluş Savaşı kazanıldı. İşgalci emperyalist güçlerin hevesleri kursaklarında kaldı.

Savaş Mustafa Kemal ve Büyük Millet Meclisi’nin çabaları sonucu kazanılmıştı. Bu arada İstanbul’da bulunan padişah ise savaşın kazanılmaması için her türlü engellemede bulunmuştu. Destek olacağına daima köstek olmuştu. Padişahlığın ve İstanbul hükümetinin artık bir yararı ve öneminin kalmadığını gören Mustafa Kemal ve Büyük Millet Meclisi ülke yönetiminde iki başlılığa son vermek için 1 Kasım 1922 yılında saltanata son verdi. Padişah da ailesi ile birlikte yurt dışına gönderildi.

Buraya kadar 23 Nisan tarihinin kurtuluştaki önemi ve yeri anlatıldı. Ancak 23 Nisan’ın Ulusal ve Egemenlik Bayramı olmasının öyküsü biraz daha farklıdır.

Yrd. Doç. Dr. Veysi AKIN (Pamukkale Ünv. Eğt. Fak. Dergisi 1997 Sayı-3) bir makalesinde bu olayı şu şekilde belirtmektedir.

1 – Kurtuluşa giden yolu açtığı için 23 Nisan 1921’de çıkarılan bir kanunla 23 Nisan günü “23 NİSAN MİLLİ BAYRAMI” adı ile kutlanmaya başlandı. Böylece “23 NİSAN MİLLİ BAYRAMI” yeni kurulacak olan Türk Devletinin ilk resmi milli bayramı olmuştur.

2 – 1 KASIM 1922 günü de saltanatın kaldırılması, egemenliğe atılan adımın başlangıcı olduğu ve iktidarın padişahtan alınıp halka verildiği gün olduğu için, bu günde HAKİMİYET-İ MİLLİYE BAYRAMI (MİLLİ EGEMENLİK BAYRAMI) olarak kutlanmaya başlandı.

3 – Bu arada 23 Nisan 1921’den itibaren çocuklar için eğlenceler ve çeşitli etkinlikler düzenleyen o zamanki adıyla Himayet-î Eftal Cemiyeti olan Çocuk Esirgeme Kurumu, sahipsiz kalmış şehit ve gazi çocuklarına maddi ve manevi açıdan yardım etmek, onları kısa bir süre de olsa sevindirmek, güzel bir gün geçirmelerini sağlamaları amacıyla 23 Nisan 1927’de 23 Nisan gününü Çocuk Günü olmasını önerdi. Bu öneri Atatürk’le birlikte toplumun büyük bir kesimi tarafından kabul gördü. Bu günde Mustafa Kemal arabalarından birini çocuklara tahsis etmiş. Cumhurbaşkanlığı Bandosu da çocuklar için bir konser vermiştir.

4 – Zamanla 1 Kasımda kutlanan Hakimiyet-İ Milliye Bayramı’ndaki (Milli Egemenlik Bayramı) etkinlikler azalmış. 1 Kasımda yapılan etkinlikler 23 Nisan Milli Bayramı’na kaydırılmıştır.

23 Nisan 1933’te ise Atatürk çocukları makamında kabul ederek onlarla bir süre sohbet etti. Bu durum daha sonraları mülkî amirlerce benimsendi ve çocukları “Makama Kabul “ şeklinde gelenekselleşti.

1935’te bayramlar ve tatil günleriyle ilgili çıkarılan kanunda 23 Nisan Milli Bayramı ile 1 Kasım Milli Egemenlik Bayramı etkinlikleri birleştirilmiştir. Ancak bayramın çocuk bayramı olarak adlandırılması ve kanunlaşması1981’de Milli Güvenlik Konseyi’nin 23 Nisan Milli Hakimiyet Bayramı’nı çıkardığı bir kanunla “23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı” olarak değiştirmesiyle kanunlaşmış ve kutlamalar o günden bu yana bu adla yapılmıştır.

Bu arada 1997 yılından itibaren TRT Uluslar arası Çocuk Şenliğini başlattı. Bayramın uluslar arası düzeye çıkarılmasını sağladı. Bu tarihten sonra bir çok ülkeden çocuklar gelip

bizim çocuklarımızla beraber 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı değişik etkinliklerle kutlamaya başladılar.

Hüseyin ARSLAN
NİSAN – 2013

Sevebilirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir