4+4+4 Zorunlu Kademeli Eğitim Sistemi

4+4+4 Zorunlu Kademeli Eğitim Sistemi ile ilgili tartışmalar süredursun, eğitimciler ve velilerin kafasında oluşan çok sayıda soruya yanıt vermek amacıyla Milli eğitim Bakanlığı tarafından bir pdf formatında dosya hazırlandı. Bu dosyaya bakanlığın resmi web sitesinden ulaşabilirsiniz. Dosyada bulunan önsöz dışındaki kısımları yorumsuz olarak sunuyoruz.

Bu yasal değişikliğe neden gerek duyuldu?
Dünya genelindeki uygulamalara bakıldığında, ortalama  eğitim süresi 11 – 12 yıl veya daha üzerindedir. Türkiye’de ise toplam nüfusun  ortalama eğitim süresi 6 – 6, 5  yıl civarındadır. Başka bir ifadeyle, gelişmiş  dünya ülkeleri ile Türkiye’nin eğitim süresi arasında tam yarı yarıya bir fark söz  konusudur.  Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelere baktığımızda, hemen hepsi  ortalama eğitim sürelerini artırmak suretiyle nüfuslarının büyük bir bölümünü  lise mezunu ya da üniversite mezunu yapmak üzere hedefler koymuşlar  ve bunu gerçekleştirmek için tedbirler almaktadırlar. Avrupa Birliği ülkeleri  2020 yılına kadar nüfuslarının en az yüzde 90’ını lise mezunu yapmak üzere  hedeflerini revize ettiler. Japonya ve Güney Kore çağ nüfusunun yüzde 100’ünü  üniversite mezunu yapmaya çalışıyor. Daha birçok ülkeden veya bölgeden  bu tür örnekleri artırmak mümkündür. Ülkemizde ise nüfusun sadece yüzde  28’inin lise mezunu olduğu dikkate alınırsa, bu değişikliğe ihtiyacın ne kadar  büyük olduğu anlaşılmaktadır.

Ülkemizde son yıllarda alınan önlemlerle ve idari uygulamalarla  çağ nüfuslarının okullaşma oranlarında çok önemli mesafeler kat edildiği  görülmektedir. Bu kapsamda okullaşma oranlarında ilköğretim düzeyinde  yüzde 98’lerin aşıldığı, ortaöğretim düzeyinde yüzde 70’lere yaklaşıldığı,  yükseköğretim düzeyinde ise yüzde 33’leri yakaladığımız görülmektedir. Buna  karşılık bölgeler arasında ciddi farklılıklar maalesef varlığını korumaktadır.  Örneğin Şırnak’ta ortaöğretimdeki okullaşma oranı yüzde 30’ların altındadır.  Zorunlu eğitimi 8 yıldan 12 yıla çıkaran düzenleme ile toplam nüfusun ortalama  eğitim yılı artırılacak ve bu anlamda okullaşma oranındaki bölgesel farklılıklar  da azaltılacaktır.  Düzenlemenin en önemli amaçlarından biri de eğitim sistemimizi  demokratikleştirme ve esnekleştirme arzusudur. Değişik kademelerde  oluşturulacak seçimlik derslerle her kesimden vatandaşlarımızın ve  öğrencilerimizin eğitimden beklentileri, sosyal ve kültürel talepleri karşılanmaya  çalışılacaktır. Öğrenciler sporda, sanatta veya başka bir alanda yetenek sahibi  ise veya bu alanların birinde kendini geliştirmek istiyorsa 5. sınıftan itibaren  kendisine bu imkân tanınmış olacaktır.  Düzenlemeyle getirilen bir başka yenilik ise eğitimin kademelere  bölünmesidir. Birinci kademe 4 yıl süreli ilkokul, ikinci kademe 4 yıl süreli  ortaokul ve üçüncü kademe 4 yıl süreli lise olarak yapılandırılmıştır. Böylece  kademeler arası yatay ve dikey geçişlere imkân tanınmış, esnek yapı sayesinde bireye yetenek ve gelişimine göre erken yaşlarda tercih hakkı tanınmıştır.  Yapılan değişiklik ile ilköğretim çağı 6 – 13 yaş olarak değiştirilmiş ve  Eylül ayı sonu itibarıyla 5 yaşını doldurmuş, 6 yaşına girmiş çocuklarımızın  ilköğretime başlamalarına fırsat verilmiştir. Bu konuda dünya genelindeki  uygulamalarla paralellik sağlanmış, erken yaşta eğitime başlayan bireyin bir  yıl erken hayata adım atması sağlanmıştır. Günümüz dünyasında istenilen her  türlü teknolojik ve fizikî şartların uygunluğu göz önüne alındığında bireyin okula  bir yıl erken başlaması çok önemlidir.  Sekiz yıllık kesintisiz eğitimde 1. sınıf öğrencisi ile 8. sınıf öğrencisi aynı  bahçede oyun oynuyor, aynı tuvaleti kullanıyor ve aynı kantinde alışveriş yapmak  için sıraya giriyordu. Yetişkin öğrencilerin bedensel üstünlükleri karşısında alt  sınıf öğrencileri ezilebiliyor, ortak mekânlardan yeterince yararlanamıyordu.  Yeni sistem, yaş aralığını düşürerek ilkokulların ayrı binalarda, diğer okullara  (ortaokul ve lise) devam eden öğrencilerin ise farklı binalarda eğitim yapmasına  imkân tanımıştır.

 Bu düzenleme ile şimdiki durum

Bu değişikliklerle birlikte halen uygulanmakta olan 8 yıllık  kesintisiz zorunlu eğitim yerine, 12 yıllık zorunlu kademeli eğitim getirilerek 12  yıllık süre üç kademeye ayrılmıştır. Birinci kademe 4 yıl süreli ilkokul (1. 2. 3.  ve 4. sınıf), ikinci kademe 4 yıl süreli ortaokul (5. 6. 7. ve 8. sınıf) ve üçüncü  kademe 4 yıl süreli lise (9. 10. 11. ve 12. sınıf) olarak düzenlenmiştir.  Özellikle ikinci kademe, yani ortaokullar, öğrencilerin daha özgür  bir birey olarak sivil toplum ve demokratik devlet anlayışı gereğince eğitim

süreçlerinde özgür ve karar değiştirme hakkına sahip olmalarına fırsat  vermektedir.

Eğitim süresinin önemi kadar, öğrencilerin sistem içindeki programlarda  tercih değişikliği yapabilmeleri de en az o kadar önemlidir.  Yeni düzenleme ile ilkokul, ortaokul ve liseler bağımsız (fizikî  olarak) oluşturulabileceği gibi, imkân ve şartların elverişli olmadığı yerlerde  ortaokulların ilkokullarla ya da liselerle birlikte oluşturulmasına da fırsat  verilmektedir.

Ortaokullar, program bütünlüğü korunarak, üst öğretim programlarının  bütününe yönelik olarak fazla sayıda seçeneği barındırıp, lise öğrenim sürecinde  yer alan programların tercih edilmesine fırsat verecek esneklikte tasarlanacaktır.

Dünyada da temel dersler dışında bireylerin ilgi, istek ve yeteneklerine uygun  seçmeli derslerden oluşan seçimlik ders programları uygulanmaktadır.  Yeni düzenleme ile ortaokul ve liselerde, Kuran-ı Kerim ve Hz.  Peygamberimizin hayatının seçmeli ders olarak okutulması sağlanmıştır.  Ayrıca ortaokullarda, yani ikinci 4 yıllık kademede Türkçe, Matematik,

Fen, Sosyal Bilgiler ve Yabancı Dil gibi temel dersler dışında seçimlik dersler ile  lise eğitimi için alt yapı oluşturulacaktır.

Ortaokullardaki temel dersler (core subject) dışındaki seçimlik dersleri,  öğrencinin veya ebeveyninin isteğine ve tercihine bağlı olarak alabilme  ESNEKLİĞİ getirilmektedir.  Böylece bireylerin demokratik hak ve taleplerine sınırlama değil, aksine

sağlanan esneklik ile bu hak ve taleplerin kullanılmasına imkân tanınmıştır.

  Bu yeni düzenleme nasıl çalışacak?

Yeni yapı şu an için sadece ilkokula başlayacak olan öğrenciler  ile 8. sınıfı bitirecek öğrencileri doğrudan ilgilendirmektedir. Ara sınıflar, örneğin  3. sınıfta okuyan bir öğrenci için yeni bir durum şu an için söz konusu değildir.

Onlar, ortaokula geçeceği zaman, yani 4. sınıfı bitirecekleri zaman yeni sistemle  ve onun sunduğu avantajlarla tanışacaklardır.

Sistemin nasıl çalışacağına gelecek olursak: 2012 – 2013 öğretim  yılında 30 Eylül 2012 tarihi itibarıyla 5 yaşını tamamlayacak olan çocuklar  ilkokul 1. sınıf öğrencisi olarak kayıt yaptıracaklardır. Şu anda ilköğretim 5,  6 ve 7. sınıflarda okuyan çocuklarımız ise yine aynı ilköğretim okullarında  okumaya devam edeceklerdir. 4. sınıfta okuyan öğrenciler ise artık ilköğretim  5. sınıf değil, ortaokul öğrencisi olacaklar, ancak sınıf numaralarında kesinti ve  yeniden başlama söz konusu olmayacağından 5. sınıf öğrencisi olmaya devam  edeceklerdir.

İlköğretim 8. sınıfta okuyan öğrenciler ise eğitim sisteminden  ayrılamayacaklar ve zorunlu eğitimlerine devam edeceklerdir. Bu öğrenciler  2012 – 2013 öğretim yılında lise 1 (9. sınıf) öğrencisi olarak öğrenimlerine  devam etmek zorundadırlar.

12 yıllık zorunlu eğitime başlama yaşı Eylül sonu itibarıyla 5 yaşını  tamamlayanlar için başlayacağından, doğal olarak gerek okul öncesi gerekse  ilkokul 1. sınıf programı yeni düzenlemelere uygun hale getirilmek üzere gözden  geçirilmektedir.

Ayrıca, bilindiği gibi bu değişiklikler yapılmadan önce de gerek  ilköğretim okullarında gerekse ortaöğretim okullarında okutulacak dersler  Talim ve Terbiye Kurulunun kararı ile belirleniyordu. Hangi derslerin zorunlu  ders olarak tüm öğrencilere, hangi derslerin ise seçimlik ders olarak seçen  öğrencilere okutulacağı Talim ve Terbiye Kurulu kararı ile belirlenebiliyordu.

Şimdi ise yine Talim ve Terbiye Kurulu hangi derslerin zorunlu dersler,  hangi derslerin seçimlik dersler olacağını belirleyecek, ancak Kanunda yer  alan hüküm gereği ayrıca ortaokullar ile imam hatip ortaokullarında farklı  programlar arasında tercihe imkân verecek şekilde bu belirlemeyi yapacaktır.  Yine ortaokullar ile imam hatip ortaokullarında öğrencilerin ilgi ve tercihlerine

göre seçimlik dersler oluşturulacaktır. Ayrıca, tüm ortaokul ve liselerde Kur’an-ı  Kerim ve Hz. Peygamberin Hayatı isteğe bağlı seçmeli ders olarak okutulacak  dersler arasında yer alacaktır.  Yeni sistemin çalışmasıyla ilgili olarak şu hususu da belirtmek gerekir.  İlkokul 4. sınıfı tamamlayan çocuklar ya imam hatip ortaokullarına ya da diğer  ortaokullara gidebileceklerdir. Ancak bu konuda şunu ifade etmekte yarar  vardır: Genel ortaokullar ile imam hatip ortaokullarında okutulacak zorunlu  dersler ile isteğe bağlı seçmeli olan Kur’an-ı Kerim ve Hz. Peygamberin Hayatı  derslerinde herhangi bir fark olmayacak, sadece diğer seçmeli derslerde  farklılıklar oluşabilecektir.

Bu sistemi neden 4+4+4 diye ayırıp tanımladınız?

Bu konudaki isimlendirmenin temeli 2010 yılında yapılan Milli  Eğitim Şurasında alınan kararlara dayanmaktadır. Ayrıca şunu da ifade etmek  gerekir ki, dünyada bu konuda o kadar çok çeşitli kademelendirme var ki, bir  kaçını örnek olarak verirsek: 8+4, 3+5+2, 4+5+2, 5+4+3, 5+3+4, 6+2+4, 6+3+2,  6+3+3, 6+3+4, 7+3+2. Her bir ülke kendi gelenekleri, kültürleri, bulunduğu

coğrafi konum vb. gibi birçok sebeple bu kademeleri oluşturuyor. Eğer bize  neden 4+4+4 diye sorulursa, benzer bir sorunun mesela Hollanda’ya neden  6+2+4, Japonya’ya neden 6+3+3, Rusya’ya neden 4+5+2, Fransa’ya neden

5+4+3 … şeklinde sorulması gerekir.  Yeni yapıda, hedeflenen esnek program anlayışı ve çocukların gelişim  özellikleri esas alınarak bu kademelendirme yapılmıştır. İlk dört, çocuğun okula  alıştığı ve temel becerileri kazandığı evredir. İkinci dört, çocuğun yeteneklerini  sınadığı ve geliştirdiği bir kademedir. Üçüncü dört ise çocuğun yetenek, gelişim  ve tercihleri doğrultusunda genel eğitim veya mesleki ve teknik eğitim alacağı  kademedir.

  Bu Kanun yeterince tartışıldı mı?

1997 yılında 8 yıllık KESİNTİSİZ zorunlu eğitim, hiçbir hazırlık  yapılmadan ve olağanüstü yönetim şartlarının geçerli olduğu bir dönemde, bir  dayatma olarak getirildiğinden bu yana eğitim yapımızın kesintili veya kesintisiz  olması tartışılmaktadır. Yani kesintililik veya kesintisizlik sorunu bu ülkede 15  yıldır tartışılan bir konudur.  Diğer taraftan Cumhuriyetin ilk günlerinden bu yana zorunlu eğitim  süresinin uzatılması her kesim tarafından ileri sürülmüş ve genel kabul görmüş bir  düşüncedir. Nitekim zaman zaman zorunlu eğitim süreleri uzatılmış, son olarak  1997 yılında 8 yıla çıkarılmıştır. Ancak bu sürenin kesintisiz olması, biraz önce de  ifade edildiği gibi ilk gününden itibaren eğitim camiası, akademi dünyası, çeşitli  toplum kesimleri ve siyasiler tarafından sürekli tartışılmıştır. Diğer taraftan son  yıllardaki Milli Eğitim Şuralarına da bakıldığında bu tartışmaların yapıldığını

ve son olarak 2010 Şurasında tavsiye kararına dönüştürüldüğünü görüyoruz.  Ayrıca teklif verildikten sonra konu Türkiye Büyük Millet Meclisi Milli Eğitim,  Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonundaki çalışmalar süresince konuyla ilgili tüm  sivil toplum örgütleri ve akademik çevrelerin görüş ve önerileri alınmak üzere  dinlenmiş, uygun olanlar metne yansıtılmış, Genel Kurul çalışmaları süresince  de toplumdaki tartışmalar, değerlendirmeler, öneriler dikkate alınarak bazı  değişiklikler gerçekleştirilmiştir.

Sevebilirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir