Ben Hasan Tahsin

HASAN TAHSİN
Aydoğan Yavaşlı’nın Osman Nevres’in Hasan Tahsin olma serüvenini ve sonrasını anlattığı yapıtın adı, Ben Hasan Tahsin. Kitap’ta öteki iki yapıtın da da (Ben Mustafa Kemal, Ben Öğretmen Kubilay) olduğu gibi kahraman ve anlatıcı aynı kişi. Bu yapıtta da kahramanımız aynı zamanda da anlatıcı.

Osman Nevres nam-ı diğer Hasan Tahsin, Mustafa Kemal gibi Selanik doğumlu. Onun gibi önce Şemsi Efendi Okulu’nda ve Fevziye Mektebi’nde, Sorbonne’da okuyor. Babasının politik kişiliği nedeniyle küçük yaşta ülke sorunları ve politikayla tanışıyor. İstanbul, Fransa, Romanya, İsviçre, İzmir’de geçen bir ömür. Ölümle burun buruna geçen, tehlikelerle dalga geçen bir yaşam. Ülkesi için canını hiçe sayan bir insan, Hasan Tahsin.

YAZARIN BAKIŞ AÇISI

Kitap’ta yazar kimilerinin yaptığı gibi İttihat Terakki’yi ne gereksiz yere göklere çıkarmış, ne de yerin dibine batırmış. Başta İttihat ve Terakki iktidarını güzel günler yakındır diye bekler, ama.. “Kırk yıllık yamalı bohça” benzetmesini yapmıştır, İttihat ve Terakki için. Hangi koşullarda ne yapmışsa vermiş, eleştirmek gereken yerde de eleştirmiştir.

“İttihatçı kompradorlar toprak ağaları ve tefecilerle birleşerek köylüleri de baskı altına almış, ağır vergilerle inim inim inletiyorlardı.” (s.90)

Yazarın bakışı, ülkenin bağımsızlığından yana olmak ya da karşı olmaktır. Açıkça emperyalizme karşı yazarın tavrı vardır, Hasan Tahsin gibi. Zaten başka türlü de bu yapıt yazılamazdı.

HASAN TAHSİN ADINI ALMA

1914 yılı başları, Osman Nevres İstanbul’a döner. Hacı Adil Bey bir gün onu çağırır. Şişli’de bir apartman dairesinde görüşürler. Eşref Bey, Hacı Adil Bey ve Osman Nevres kalır odada, ötekiler dışarı çıkar. Eşref Bey Teşkilat-ı Mahsusa’nın reisi olarak tanıştırılır. Teşkilat-ı Mahsusa ile tanışması böyle olur. Osman Nevres, Hasan Tahsin adını Teşkilat-ı Mahsusa’ya girmesiyle alır. Çünkü yeni bir kimlik ancak bir takım çalışmalar yapacağı söylenir.

“Adınız Hasan Tahsin. Bükreş’e gideceksiniz ve… Balkan ülkelerini bize karşı kışkırtan bu iki belayı bir biçimde zararsız hale getireceksiniz.” (s.96)

BATI, UYGARLIK VE EMPERYALİZM

Batı’ya körü körüne bir karşı oluş yoktur. Bu karşı çıkışın altında ülkesine karşı Batı’yı tehdit görme vardır. Ülkeyi bölüp parçalamak isteyen emperyalist bir Batı’dır, karşı çıkılan.

“Emperyalist Batı, ülkemizi bölüp parçalamak ve öylece yutmak istiyor, bu durumda sizler elinizi kolunuzu bağlayıp…” (s.26)

Hasan Tahsin’e göre, Batı yalnızca kendine demokrattır ve hoşgörülüdür. Hele Doğu ulusları söz konusu olunca bunların zerresi kalmaz görüşündedir.

“J.J. Rousseau’dan insan hakları dersleri almış gibi görünen Fransa bile, yalnızca kendine demokrat ve hoşgörülüydü. Konu başka uluslar, özellikle de doğulu uluslar olduğunda birden şahin kesiliyorlar ,çıkarları söz konusu olduğunda o çok övündükleri demokrasilerini rafa kaldırabiliyorlardı.” (s.s. 99-100)

İŞBİRLİKÇİLER VE İŞGALİ

Başta Damat Ferit Hükümeti işgale karşı olanları etkisiz duruma getirmeye çalışmalarıyla, Hasan Tahsin’in Fransa’da iken görüp düşüncelerini bildirdiği Ali Kemal gibi birçok gazeteci, Hürriyet ve İtilaf Fırkası… işbirlikçidir.

İzmir’in işgal günlerine yakın hangi ülkenin İzmir’i işgali daha iyidir tartışması…

Müsavat gazetesi müdürü Avukat Sadık’ın konuşması ilginçtir.

“Neden başkaları? İşgal kaçınılmazsa Yunan dostlarımız işgal etsinler… Ama ötekiler, yani Amerikalılar, Fransızlar, İngilizler… Onlar bizi tanımazlar.” (s.172)

Aydoğan Yavaşlı’nın Ben Hasan Tahsin adlı yapıtı bugüne de ışık tutan bir yapıt. İşgalcilere ilk kurşunu sıkan bir yiğidin ve ülkenin romanı. Yalnızca gençlerin değil yetişkinlerin de okuyabileceği bir yapıt.

Mustafa ASLAN

Aydoğan Yavaşlı, Ben Hasan Tahsin, Bulut Yayınları-2004, İstanbul

Sevebilirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir