Ben Öğretmen Kubilay

KUBİLAY ÖĞRETMEN
Aydoğan Yavaşlı önemli tarihi kişiliklerle ilgili yazdığı romanlardan birisidir, Ben Öğretmen Kubilay. Yapıt, Bulut Yayınları ilk gençlik çağı edebiyat dizisinden çıktı.

Yapıt daha sonra Kubilay adını da alacak asıl adıyla Mustafa Fehmi’nın yaşamı üzerine kurulmuş. Böyle olmakla birlikte ülkemizin Kurtuluş Savaşı dönemini de vermektedir, Osmanlı’nın çöküş sürecinden başlayarak.

Yapıt birinci tekil kişinin ağzından anlatılmaktadır, Aydoğan Yavaşlı’nın daha önce Ben Mustafa Kemal ve Ben Hasan Tahsin adlı gençlere yönelik romanlarında yaptığı gibi. Anlatıcı ve kahraman Kubilay’ın kendisidir.

Mustafa Fehmi (Kubilay) Giritli göçmen bir ailenin oğludur. Aile Girit’ten Adana’nın Kozan ilçesine gelip yerleşir. Buradan da Aydın’a göçerler. Ekonomik olarak çok zor günler geçirirler. Çünkü Girit’ten beraberlerinde hiçbir şey getirmemişlerdir.
ÖĞRETMEN ETKİSİ
Mustafa Fehmi’nin kişilik oluşumunda öğretmeni Behlul Bey’in büyük etkisi vardır. Yaşamına bu öğretmen yön verir. Öğretmen okuluna bu doğrultuda gider. Antalya’da başlayan öğretmen okulu serüveni İzmir ve Bursa’da sürdü.

İzmir’in işgal günlerinde öğretmeni Behlul Bey’in konuşması onda derin izler bırakır.

“Ağlıyordu, isyan ederek ağlıyordu:

‘Girmişler, girmişler ama gazeteci Hasan Tahsin’den de ilk kurşunu yemişler. Alayın bayraktarını bir kuşunla yere sermiş o kocaman yürekli gazeteci… Alnının çatına sıkmış mermiyi, tam ortasına! Ne sanıyorlar?” (s.54)

KURTULUŞ SAVAŞI VE SONRASI

Ben Öğretmen Kubilay’da Kurtuluş Savaşı’ı da anlatılır. Zaten Kubilay’ın yaşamından Kurtuluş Savaşı’nı soyutlayamayız. Kuvay-i Milliye’yi, Mustafa Kemal’in Samsun ve Amasya’dan başlayarak neler yaptığını kongre dönemlerine, İnönü Savaşları, Sakarya Meydan Savaşı, Büyük Taaruz, işgalci devletlerin ordularının yenilmesi ve Lozan Antlaşması’na kadar verir. Yani kulluktan vatandaşlığa giden yol haritasını sunar bize, Ben Öğretmen Kubilay.

“Anlıyordum: Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşları, bizi ümmet olmaktan ulus olmaya doğru götürüyorlardı. Lozan Antlaşması, bunun kesin onayıydı. Artık kendi ayaklarımız üstünde dikiliyorduk ve alnımız apaktı.” (s.90)

Kurtuluş Savaşı sırasında mandacılığı savunanlar ve işbirlikçilerini de aktarmayı unutmaz.

“Bu şaşkınlık içinde kimileri İngiliz mandasını, kimileri Amerikan mandasını istiyor…” (s.68)

Gelelim Kurtuluş savaşı sonrasına…

Hilafet kaldırılması, laiklik kabul edilmesi ve bir takım başkaldırılar …

“Hükümet, ülkemizi kalkındırmak için geceli gündüzlü çalışadursun, cumhuriyet düşmanları da boş durmuyor, yurdun değişik yerlerinde isyanlar çıkarıyorlardı.” (s.97)

DİN SÖMÜRÜSÜ

Kubilay küçük yaşlarda din sömürüsünü görür ve karşı olur. İlk karşılaştığı komşu kadındır. İnsanları aldatmaktadır, bu kadın dini kullanarak.

Kurtuluş Savaşı boyunca dinin bir sömürü aracı olarak kullanıldığını gözlemler. Emperyalistler padişah ve yandaşları, Kuvvacılara karşı halkı “din elden gidiyor!” diyerek kışkırtmaktadır. Din sömürücüleri işgalcilerle de işbirliği yapmaktan geri kalmamışlardır.

“Padişah ve yandaşları, Kurtuluş Savaşımız boyunca hep halkın geri kalmış kesimlerini Kuvvacılara karşı kışkırttılar. “Din elden gidiyor!” teranesiyle iktidarlarını sürdürmek istediler.” (s.98)

SON

Evlenip bir çocuğu olan Kubilay’ın ataması yedek subay asteğmen olarak Menemen 43. piyade alayına yapılır.

Ben Öğretmen Kubilay’da Kubilay’ın katliyle ilgili bölümden önce yazar Cumhuriyet Halk Fırkası karşında ülkede yeni bir muhalefet partisinin kurulduğunu belirtir. Mustafa Kemal’e karşı olanların hepsi bu partide toplanmıştır. Bununla birlikte ülkede huzursuzluk, geriye gitme isteğiyle yanıp tutuşanlar ortalıkta belirir. Yazarın bu konuda Kubilay’ın ağzından verdiği görüşleri oldukça açıktır.

“Bunun adı demokrasi olamazdı.

Geriye gitmenin, emperyalizmin kucağına düşmenin, ortaçağa yönelmenin adı demokrasi olamazdı, olmamalıydı.” (s.141)

23 Aralık sabahı Menemen’de ortalık karışır. “Menemen’in içinden bağırış çağırış sesleri alaya kadar gelmektedir.” (s.141) Kubilay meydana yakın bir sokağın başında askerlerine süngü taktırıp bekletir. Silahlarda sadece eğitim amaçlı mermi vardır.

Kubilay, meydana iner. Ortalığı yakıp yıkan kara cübbelilere yasalara uymaları konusunda uyarıda bulunur. Kalabalık Kubilay’ın üzerine gelmektedir. Karşıdakileri korkutup geri çekilmelerini sağlamak için ateş açar. Kullanılan mermi sahici olmadığı için kimseye bir şey olmaz. Bunun üzerine kalabalık iyice cesaretlenir, nasıl olsa bize kurşun işlemiyor diye. Ve gözü dönmüş kalabalık Kubilay’ın yaşamına son verir.

Ben Öğretmen Kubilay Aydoğan Yavaşlı’nın önemli tarihsel kişiliklerimizden Kubilay’ın yaşamını anlatması bakımından, ilk gençlik dönemine ait bu alanda yapılmış ilk çalışmalardan olması açısından önemlidir.

Mustafa ASLAN
aslanmustafa2055@gmail.com

Aydoğan Yavaşlı, Ben Öğretmen Kubilay, Bulut Yayınlar, 2. Baskı 2005-

Sevebilirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir