Cahit Sıtkı Tarancı’nın Kısa Hayat Hikayesi

CAHİT SITKI TARANCI (1910-1956)

” Yaş otuz beş! Yolun yarısı eder.
Dante gibi ortasındayız ömrün.
Delikanlı çağımızdaki cevher,
Yalvarmak, yakarmak nafile bugün,
Gözünün yaşına bakmadan gider…”

Cumhuriyet döneminin en önemli şairlerinden biri olan Cahit Sıtkı Tarancı; 4 Ekim 1910 yılında, Diyarbakır’ın Suriçi, Camiikebir Mahallesi, 3 nolu evde doğdu. Diyarbakır’ın köklü Pirinçzadeler ailesindendir. 1934 yılında Soyadı Kanunu’nun çıktığı yıl, babası Bekir Sıtkı Bey pirinç ekiminden çok zarar etmiş. Kızgınlığından dolayı da çiftçi anlamına gelen Tarancı soyadını almıştır. Cahit Sıtkı Tarancı, ilkokulu Diyarbakır’da okudu. Orta öğrenim için İstanbul Kadıköy Fransız Saint Joseph Lisesi’ne ve sonra da Galatasaray Lisesi’ne gitti. Galatasaray Lisesi, onuncu sınıfta Ziya Osman Saba ile başlayan arkadaşlığı, daha sonra büyük bir dostluğa dönüşmüştü. Şiire karşı ilgisi de bu yıllarda Baudelaire ile başlar. Galatasaray Lisesi’ndeyken yurtta kalmaktaydı. Arkadaşları hafta sonları ailelerinin yanına gidiyor, sevgilileri ile buluşuyordu. Sevgililerinden gelen mektupları da birlikte okuyorlardı. Bu durumdan ve yalnızlıktan usanan Cahit Sıtkı, kendine başka birinin ağzından aşk mektupları yazıyor, hafta sonları dışarı çıkarak okuluna postalıyordu. Kendi kendine aşk mektupları yazan bir şair… Daha sonra Mülkiye Mektebi ve Yüksek Ticaret Okulu’nda okudu. İlk şiir kitabı olan Ömrümde Sükut, Mülkiye Mektebi’nde öğrenciyken yayınlanmıştır.

Sümerbank’ta memur olarak işe başladı. Burada bir yıl çalıştıktan sonra işten ayrıldı.Yüksek öğrenimini tamamlamak için, Paris’te Sciences Politique’e gitti. Bu arada bir radyo kanalında spikerlik yaptı. İkinci Dünya Savaşı çıktığında Paris’teydi. Kaçması gerektiğini düşündü. En güvenli yer İsviçre idi. Sınırlar kapalıydı ve arabayla geçilmiyordu. Cahit Sıtkı da bir bisiklet aldı, günlerce pedal çevirerek Alp Dağları’nı aştı ve Türkiye ‘ye döndü. Bir süre Diyarbakır’da kaldı. Askerliğini 1941 yılında Ankara, Burhaniye ve Ilıca’da yaptı. Daha sonra Anadolu Ajansı’nda ve Çalışma Bakanlığı’nda çevirmenlik yaparak hayatını kazandı. 1946 yılında, 37 yaşındayken “Otuz Beş Yaş” şiiri ile  CHP Şiir Ödülü’nde birincilik aldı.

1951 yılında Cavidan Tınaz ile evlendi. Birkaç yıl sonra bir kriz geçirdi ve felç oldu. Sonra devlet tarafından tedavisi için Viyana’ya gönderildi. 12 Ekim 1956 yılında, 46 yaşında hayata gözlerini kapadı.

Şiirlerinde hem yaşama sevincini hem de ölüm korkusunu işleyen Cahit Sıtkı Tarancı, canlı ve sade bir dil kullanmıştır. Şiir dışında makale, hikaye, deneme ve mektup türlerinde de eserler vardır.

ESERLERİ

Şiir Kitapları: Ömrümde Sükut (1933)
Otuz Beş Yaş (1946)
Düşten Güzel (1953)
Sonrası (1957)

Mektuplar      : Ziya’ya Mektuplar (Ölümünden sonra 1957. Ziya Osman Saba’ya mektupları)
Öykü kitapları: Gün Eksilmesin Penceremden (Ölümünden sonra derlendi)

DEMET GÜNGÖR

Sevebilirsin...