Çirkin Prenses

Çirkin PrensesFeyza Hepçilingirler’in Çınar Yayınları’ndan yeni basımı yapılan Çirkin Prenses adlı çocuk kitabı masal/tiyatro oyunu biçiminde okura sunuluyor. Yapıtın içerik olarak demokrasi kültürünün toplumumuzda yerleşmesinde önemli bir katkısı olacağı inancındayım.

Uzun yıllar çocuğu olamayan kral ve kraliçe yapıtın iki önemli kahramanı. Yıllar sonra bir kız çocukları oluyor. Doğan bebeğin onuruna şölenler düzenleniyor. Ülkeyi kendisinden sonra yöneteceğini düşündüğü kızından hiçbir şey esirgemiyor. Ancak kız kralın beklediği gibi çıkmıyor. Şımarık,çirkin, tembel ve yiyecekten başka düşünmeyen birisidir. Baba kızının çok iyi yetiştiğini düşünmekteyse de, bir gün acı gerçeği öğrenir. Kızı ülkeyi yönetecek durumda değildir. Ülke yöneticisiz mi kalacaktır? Yeni bir çocuk yapmayacaklarına göre, nasıl bir çözüm bulunmalıdır?

“Kral da kraliçe de yaşlı olduklarının farkındalarmış. Ama bu kızı tahta geçirmek, halkı bir cellada teslim etmek olacakmış.” (s.25)

Kral öğretmen sayesinde çözümü bulur. Ülkenin gelecekte yöneticisiz kalmaması için neler yapılacağını konuşurlar. Öğretmen iyi bir çözüm bulur. İyi bir yöneticinin sahiop olması gereken dürüstlük, bilgi, birikim, sevgi saygı, akıl, zeka, iyilik, donanım… sıralanır. Bu da öğretmenlerin mutlu geleceği belirlemede çok önemli olduklarını göstermektedir. Çözümün ne olduğunu merak edenler serüvenin sürerini kitapta okuyabilirler.

Masal türünün olanaklarından bolca yararlanılan, Rabelais’nin (Gargantua) bu alanda kafa yorduğu gibi Çirkin Prenses’te bu yönde bir üründür. Eğitimin nasıl olması, ülke yönetimi, yönetime katılma ve yöneticilik konularını bir çocuk kitabının sunduğu geniş olanaklar içerisinde eğlendirici bir biçimde değerlendirmiş, yazar.
“Halk kendini yönetmeye layık gördüğü akıllı, bilgili, değerli kişileri kendi özgür iradesiyle seçer. O kişiler de ülkeyi, halkın yararına, dürüstçe yönetirler.” (s.28)

Yapıtta günümüze yapılan göndermeleri de görüyoruz: Ultrason, bilgisayar, radyasyon… Bu sayede çocuk hem bugünden kopmadığı gibi soyut kavramlar içerisinde çırpınıp durmasını önlüyor. Güncellikle bağlantı kurulması anlatılanların daha anlaşılır olmasını sağlıyor.

“O zamanlar daha ultrason diye bir buluş olmadığından kraliçelerinin karnındaki bebeğin kız mı, oğlan mı olduğunu kestirmeleri olanaksızmış.” (s.8)

Eğitim konusunda kimi görüşleri de Çirkin Prenses’te görebiliyoruz. Yaşam ve eğitim arasında bir bağlantı olması gerektiğini de vurgulayan tümcelere de rastlıyoruz. Hoş öğeleri de içerisinde barındıran Çirkin Prenses güldürürken eğlendiren bir yapıt.

Mustafa ASLAN

*Feyza Hepçilingirler, Çirkin Prenses, (Masal/Tiyatro Oyunu), Çınar yayınları, 2009-İstanbul

Sevebilirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir