ÇOCUKLARDA SALDIRGANLIK

Saldırganlık

Çocuğun arkadaşlarına, ailesine ve çevresindeki diğer kişilere sürekli olarak zarar verici davranışlarda bulunmasıdır. Saldırganlık, vurma, tekmeleme, itme, ısırma, tükürme, eşya fırlatma, eşyalara zarar verme gibi fiziksel ve bağırma, aşağılayıcı sözler söyleme, küfür etme gibi sözel şekilde olabilir ve gösterildiği kişiye fiziksel ve psikolojik yönden zarar verir. Bu bozukluk, birilerini yaralamak için sopa, taş gibi araç kullanmaya, hayvanlara da acımasız davranmaya kadar varabilir. Ayrıca çocuk saldırganlığı kendi kendine vurma, kendini ısırma, kafasını duvara vurma şeklinde kendine de yöneltebilir. Saldırgan çocuk, kurallara uymaz ve verilen görevi yerine getirmez.

Okul öncesi dönemdeki çocuklar bu tür davranışları yaparken genellikle karşısındakine zarar verme amacı gütmez. Vurmak onun için kimi zaman sevgisini göstermek, kimi zaman ilgi çekmek kimi zaman da enerjisini boşaltma yolu olabilir.
Bir tür sözel saldırganlık olan küfürse, öfkelenme anında veya engellenme sonucunda söylenen, cinsel içerikli kelimelerden beddua etmeye, alaylı sözlerden, hayvan isimleri takmaya kadar çok çeşitli şekillerde kötü sözlerdir. Toplum içinde hoş karşılanmayan küfür, söylendiği kişiye olumsuz duygular yaşatır. Çocuğun küfürlü konuşmasının bir parçası haline getirip okulda ve diğer ortamlarda sürekli kullanması, hem kendisi hem de çevresindeki kişiler açısından olumsuz sonuçlar doğurur.
Çocuk, saldırgan davranışları karşısındakine zarar verme amacıyla yapıyorsa, bu, çocuğun kendisine de zarar veriyorsa, sıklığı da göze alınarak incelenmeli ve üzerinde durulmalıdır.
Nedenleri:
Ailedeki iletişim kopuklukları, anne babanın otoriter ve baskıcı veya aşırı koruyucu tutumları. Çocuğun ailesinden yeterli ilgi, sevgi, anlayış, güven ve kabul görmemesi, bunun sonucunda sıkıntı ve üzüntüsünü bu yolla dışa vurması veya ilgi çekme çabası. Anne babanın çocuğa söz dinlemediği, yaramazlık yaptığı zamanlarda vurması, kötü sözler söylemesi yoluyla model olması. Babasının istediğini yaptırmak için kendine vurduğunu öğrenen çocuğun, okulda arkadaşlarına istediklerini yaptırmak için böyle davranmanın işe yarayacağını düşünmesi. Evde veya dışarıda şiddete tanık olması. Çocuğun saldırgan davranmaya yönlendirilmesi, özellikle erkek çocukların gerektiğinde birilerine vurması, kavga etmesi yönünde yetiştirilmesi. Bu davranışların çocuğun güçlülüğü, yiğitliğini göstergesi ve anne babanın kıvanç kaynağı olması(“aferin oğlum seni döveni sen de döv”). Böylece bu davranışların pekişmesi. Çocuğun duygu ve düşüncelerini özellikle de öfkesini rahatça ifade edememesi, bu davranışları kızgınlık ve öfkesini ifade etme aracı, büyüdüğünü gösterme ve arkadaşları arasında kabul görme, sözü geçen biri olma yolu olarak görmesi. Beyin zarı iltihabı, beyinde zedelenme, çocuğun çok enerjik olup bu enerjiyi doğru yönde boşaltamaması gibi fizyolojik durumlar. Televizyon ile diğer kitle iletişim araçların ve bilgisayar oyunlarındaki şiddet içerikli görüntüler, yayınlar, şiddet kullanarak bir yerlere gelen, istediklerine ulaşan ve sonucunda her hangi bir şekilde zarar görmeyen kahramanlar.

Sevebilirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir