Her Öğrenci Aynı Biçimde mi Öğrenir?

 Her Öğrenci Aynı Biçimdemi Öğrenir ? Çoklu Zeka,Öğrenme Stratejileri ve Stilleri
Her öğrenci,farklı biyolojik kişilik ve bilişsel gelişime sahiptir.Ayrıca her öğrenci farklı niteliklerinin ve sosyalleşmelerinin bir ürünü olarak sınıfa gelir.Bu kadar değişik öğrenci özelliklerinin beraberinde farklı gereksinimler de,sınıfta öğretme-öğrenme sürecine yansır.Bu nedenle,öğretmenin önemli sorumluluklarından biri de,mümkün olduğu kadar ,farklı öğrencilerin niteliklerini kavramak ve bunu eğitim sürecine yansıtmaktır.

Öğretmen öğrencilerini çeşitli özellikleriyle (fiziksel, sosyo-ekonomik, zihinsel, duygusal, ve psiko-motor) tanır. Bu özelliklere uygun öğrenme deneyimleri yaratır. Öğrencilerin öğrenme biçimlerindeki farklılıkları anlar. Bu farklılıklara uygun adil öğrenme fırsatları düzenler.

Öğretmen, öğrenmenin nasıl meydana geldiğini, öğrencinin gelişim düzeyinin öğrenmeyi nasıl etkilediğini ve öğretim sürecinde çeşitli gelişim özelliklerinin nasıl dikkate alınması gerektiğini bilir. Çeşitli öğrenme türleriyle ilgili süreçleri ve öğrencinin öğrenmesini kolaylaştıracak öğretim stratejilerini kullanır. Öğrencinin çalışma ve öğrenme becerilerini geliştirmede, motivasyonunu artırmada kullanılacak stratejileri belirler ve işe koşar. Farklı ve özel öğrenme gereksinimlerini karşılamak için uygun hizmetleri ve kaynakları nasıl kullanacağını bilir. Öğrencinin sosyal ve kültürel deneyimlerini, öğretimi etkili hale getirme yönünde kullanabilir.

Öğretmen, bireysel farklılıkların, içsel ve dışsal motivasyonun, çalışma ve öğrenme alışkanlıklarının, kalıcı ve anlamlı öğrenmede önemli olduğunu bilir. Buna uygun öğrenme deneyimleri oluşturmak için çaba gösterir.

Bu çerçevede öğretmen aşağıdaki Yeterlikleri gösterir:
1) Öğrencilerin fiziksel özelliklerini tanıma,
2) Öğrencilerin sosyo-ekonomik özelliklerini tanıma,
3) Öğrencilerin grup ilişkilerini tanıma,
4) Öğrencilerin zihinsel özelliklerini tanıma,
5) Öğrencilerin duygusal özelliklerini tanıma,
6) Öğrencilerin psiko-motor özelliklerini tanıma,
7) Öğrencilerin hazır bulunuşluk düzeyini belirleme,
8) Öğrencilerin öğrenme stilini tanıma,
9) Öğrencilerin ilgi ve yeteneklerini gözleme,
10) Öğrenciyi tanımada ilgililerle iş birliği yapma.
Çoklu Zeka Ögrenme Stratejileri Ve Sitilleri
Eğitime yeni bir yaklaşım getiren Çoklu Zekâ Kuramı (Multiple Intellegence Theory – MIT) Harward Üniversitesi öğretim üyelerinden Howard Gardner tarafından geliştirilmiştir.
Gardner, yankılar uyandıran, genel kabul gören ve popülaritesini devam ettiren kuramıyla insan potansiyelinin gizine ve bireylerin benzersizliğine bakış vizyonunu değiştirdi. Gardner, psikologlarca 20. yy. başlarında ortaya konan ve 20. yy. sonlarına kadar uygulana gelen bireydeki tek zekâ “IQ” durumuna karşılık birçok zekâ alanları ve yetiler bileşiminin varolduğunu, bunlarında geleneksel kalıplaşmış sınavlar ile ölçülemeyeceğini bireylerin sadece yetenekli oldukları bir alanda uzmanlaşmaları yerine sahip oldukları çoklu zekâ (dilsel, mantıksal, uzamsal, müzikal, bedensel, sosyal, öze dönük, doğa ve moral zekâ) alanlarında bireylerin uygun ve kapsamlı eğitimlerle geliştirilmelerini, teşvik edilmelerini sağlamaktadır. 

Gardner’a Göre Zekânın Özellikleri:
1. Her insan kendi zekâsını arttırma ve geliştirme yeteneğine sahiptir.
2. Zekâ sadece değişmekle kalmaz, aynı zamanda başkalarına da öğretilebilir.
3. Zekâ insandaki beyin ve zihin sistemlerinin birbirleriyle etkileşimi sonucu ortaya çıkan çok yönlü olgudur.
4. Zekâ çok yönlülük göstermesine rağmen kendi içinde bir bütündür.
5. Her insan, çeşitli zekâ alanlarının tümüne sahiptir.
6. Her insan zekâ alanlarından her birini belli bir düzeyde geliştirebilir.
7. Çeşitli zekâ alanları, genellikle bir arada belli bir uyum içinde çalışırlar.
Çoklu zekâ kuramı bu amaçla öğretme-öğrenme ortamlarının düzenlenmesini de zorunlu kılmaktadır. Gardner’e göre çoklu zekâ kuramının temelinde biyolojik ve kültürel boyutlar yer almaktadır. Çoklu zekâ alanlarının gelişimini etkileyen bu çevresel faktörler:
1. Kaynak (olanak) faktörü
Potansiyel zekâ alanları olanaklar sağlanabildiği ölçüde geliştirilebilir ve güçlendirilir. Kısıtlı ve yetersiz durumlarda, zekâ alanlarının gelişmesi mümkün olmamaktadır.
2. Tarihsel (kültürel) faktör
Okul kültüründe benimsenen programların içerikleri öğrencilerin zekâ alanlarının gelişiminde önemli ölçüde etkili olmaktadır.
3. Coğrafi (iklimsel) faktör
Yaşanılan doğal çevrenin iklim, fauna ve fuloranında zekâ alanlarının gelişiminde önemli ölçüde olumlu olumsuz etkileri olmaktadır.
4. Ailesel faktörler
Ailenin istem yönlendirme ve deneyimleri, ideal ve kabulleri bireylerin zekâ alanlarının olumlu – olumsuz gelişiminde önemli ölçüde etkili olmaktadır.
5. Bio-durumsal faktörler
Genetik faktörler, döllenme, doğum öncesi, doğum sonrası yaşanılan ortamlardaki sosyal olanaklar ve durumlar zekâ alanlarının gelişiminde olumlu-olumsuz etkili olmaktadır.
Çoklu zekâ alanları her zaman birbirleriyle etkileşim ve korelasyon halindedir. Örneğin bir futbolcu kinestetik zekâsını koşarken, sıçrarken, vururken; uzamsal (görsel) zekâsını sahayı, oyuncuları tanırken; öze dönük zekâsını, kurallara uygun eylem olmak üzere eş zamanlı olarak kullanabilir.
Çoklu Zekâ Kuramı’nın Dayandığı Temel Sayıltılar
1. Bütün bireyler çoklu zekâ alanlarına potansiyel olarak sahiptir.
2. Bireyler, çoklu zekâ alanlarını belli bir düzeye kadar geliştirebilirler.
3. Çoklu zekâ alanları büyük sıklıkla karmaşık bir şekilde ve korelasyon örüntüleriyle çalışırlar.
Çoklu Zekâ Alanları
1. Sözel (dilsel) zekâ
2. Mantıksal (matematiksel) zekâ
3. Uzamsal (alansal-görsel-mekansal) zekâ
4. Müzikal – ritmik zekâ
5. Bedensel (kinestetik) zekâ
6. Sosyal zekâ
7. Kişisel (öze dönük) zekâ
8. Doğacı (naturel) zekâ
9. Moralite (seküler-varoluşsal-egzistansiyal) zekâ
Tüm bu zekâ alanları bireylerde öğretim süreçleri esnasında karmaşık korelasyon ve örüntüler etkileşimiyle davranış değişiklikleri oluşturur.

Çoklu zekâ yaklaşımına göre eğitim – öğretim yoluyla davranışlarda oluşan değişiklikler zeki bir varlık olan insanın zekâ boyutlarıyla ilgili özelliklerdir. Çünkü insan çok yönlü çok boyutlu bir canlıdır.

Çoklu Zekâ Kuramının Eğitim Ve Öğretime Uyarlanmasında Öğretmenlerin Dikkat Etmeleri Gereken Noktalar:

1. Öğretmenler, öğrenciler arasındaki bireysel farklılıklara değer vermeli ve dikkat etmelidir.
2. Öğretmenler, öğretim ve değerlendirmeyi olabildiğince bireyselleştirmelidirler.
3. Öğretmenler, öğrencileri “sayısalcı – sözelci” gibi tanımlamalarla etiketlememelidirler. 
Çoklu Zekâ Kuramının Eğitime Yararları
1. Öğrencileri potansiyelleri yönünde geliştirebilmek için eğitim programlarının daha etkin plânlanmasına olanak sağlar.
2. Farklı bilim alanlarında önemli kuram ve konuları öğrenmeye çalışan daha fazla öğrenciye ulaşmayı sağlar.
Çoklu Zekâ Kuramının Yararları
1. Çoklu zekâ kuramı eğitim uygulamalarında öğrencilerin tek düze öğretim veya geleneksel öğretim yöntemleri yerine, çok çeşitli ve çok yönlü yöntemlerden yararlanmalarını olanaklı kılar.
2. Çocukların ayrıcalıklı duruma gelmeleri yerine, bireysel farklılıklarına göre kendilerini geliştirebilmelerini, olanaklı kılar.
3. Çoklu zekâ kuramı sadece bir zekâ teorisi değil, çok yönlü bir öğretim yaklaşımı ve öğrenme stillerini olanaklı kılar.
4. Çoklu zekâ kuramınca tüm zekâ alanları eşit öneme sahip olması aynı zamanda tüm zekâ alanlarına eşit önem verilmesini de olanaklı kılar.
5. Çoklu zekâ kuramı mantık (matematik) – dil (sözel) zekâlarına önem veren geleneksel okul anlayışından farklı olarak öğrencinin bireysel farklılıklarını göz önüne alarak
potansiyelini kullanabilmesini, becerilerinin geliştirilmesini temel alır. Bu da bireyin sosyal, kişilik ve akademik gelişimine önemli katkıların kazandırılmasını olanaklı kılar.
6. Çoklu zekâ kuramı her gün her konuda yaratıcılığa açık, sürekli gelişimi destekleyici ve geliştirici ortamların sunulmasını olanaklı kılar.
7. Çoklu zekâ kuramı öğrencilerin eğitim öğretim etkinliklerinde aktif olmalarını olanaklı kılar.
8. Çoklu zekâ kuramı etkinlik ortamlarını yeterli kaynak, materyal, araç ve gereçle düzenlerken bilgi yükünü azaltıcı, yaşama dönük, işlevselliği olanaklı kılar.
Çoklu zekâ kuramına göre birey kendi zekâ alanlarını uygun ortam ve olanaklarla artırma ve geliştirme yeteneğine sahiptir.
Çoklu Zekâ Kuramına Göre Öğretmenler Nasıl Olmalı?
1. Öğretmenlerin neyi nasıl öğrettikleri değil, insan olarak nasıl bir model oldukları önemlidir.
2. Öğretmenlerin söylem ve eylemlerinde bütünsellik olmalıdır.
3. Öğretmenlerin etkinlik konularının kendilerini heyecanlandırması gereklidir. (Mesleki dirilik)
4. Öğretmenler çocukların çeşitli yetenek ve öğrenme yöntemlerine uygun çoklu zekâ alanlarına duyarlı olmalıdırlar.
5. Öğretmenler her çocuğa aynı yöntemle öğretme zorunluluğunu kabul etmemeleri gerekir.
6. Öğretmenler tüm zekâ alanlarına hitap etmeli bu konuda çevreden ek olanaklar bulmalıdırlar.
7. Öğretmenler etkinlikleri plânlarken öğrencilerin önlerinden gitmek yerine arkadan yönlendirmelidir.
8. Öğretmenler için çalışmak değil, onlarla birlikte çalışmayı ilke almak önemlidir.
9. Öğretmenler öğrenciler neyi keşfediyorsa onu keşfetmek, neyi öğreniyorlarsa onları öğrenmeye ortam oluşturmalıdır.
10. Öğretmenler öğrencilerin sessiz oldukları ve testlerden yüksek puan aldıkları zaman değil onların öğrenme ve bağımsızlık isteklerinin gelişmesi durumunda mutlu olduğunu belirtmelidir.
Çoklu Zekâ Kuramına Uygun Olarak İlk Okuma, Yazma Öğretiminde Gerçekleştirilecek Etkinlikler
Sözel zekâya dönük olarak
Çocukların Türkçeyi kullanma etkinliklerine aktif olarak katılımlarını sağlamak için;
Verilen fişlerdeki resimler ve düzeylerine uygun öyküler anlattırılabilir.
Resimlere uygun tamamlamalar yaptırılabilir.
Resimler kısmen kapatılıp tartışma ve yorum yaptırılabilir. (Hayal gücüne dayalı olarak “okul açılınca ne olur?, Okula niçin gidilir?, Okulda neler yapılır?, Okulda kimler vardır? gibi..)
Fiş cümlelerine uygun resim yaptırılabilir. (Okula koşan çocuk resmi yapın gibi..)
Teybe (ses kaydediciye) cümle tekrarları kaydedilip, öğrencilere dinlettirilebilir.
Her aşamada düşüncelerini açıklamaya konuşmaya isteklendirilir, cesaretlendirilir.
Mantıksal zekâya dönük olarak
Cümlelerden oluşturulacak metinler puzzle gibi kullanılabilir. (Oluşturulan metin tablosunda cümlelerin yazılı kısmı kapatılıp resimlerine bakarak anımsama sağlanabilir.)

Cümleler, cümle okumalar saydırılabilir. (Bir defa okuyalım, bir defa daha okuyalım, kaç defa okuduk? İki cevabı alınırsa, aferin denilerek devam edilir.)
Cümle okumalarda tempo tutturulur.
Cümle okumalarda öğrenciler gruplanarak ve eşleştirilerek koro oluşturulabilir.
Uzamsal zekâya dönük olarak
Buhan renkli-resimli büyük fişlerindeki resimlerde görülen objeler hakkında;
Yakınlık-uzaklıkları;
Büyüklük-küçüklükleri;
Aşağı-yukarı konumları üzerine öğrenciler konuşturulur.
Cümleler fasulyelerle yazdırılır.
Renkli resimli fiş üzerindeki resimli bölüm tamamen kapatılır. (Ali’nin önlüğü ne renkti? Çantası ne renkti? Okulun duvarı ne renkti? Bayrak ne renkti? gibi açık uçlu sorularla konuşmaları duygu ve düşüncelerini açıklamaları sağlanır.)
Müzikal zekâya dönük olarak
Cümle (tümceler) den şarkılar oluşturulabilir.
Bu şarkılar solo ve koro olarak öğrencilerle birlikte seslendirilir.
Farklı ses tonlarında (tiz-pes) cümle seslendirmeleri yapılır.
Bedensel seslerle tempo tutturulur.
Bedensel zekâya dönük olarak
Cümleler havada elle yazdırılır.
Cümleler sıra, masa üzerine parmakla yazdırılır.
Çocuklar bahçeye çıkarılır.
Önceden hazırlanan çubuk kalemler verilir.
Kum havuzunda veya uygun toprak zeminde verilen cümleler yazdırılabilir.
Bahçede çocuklara cümle içerikleri dramatize ettirilir.
Cümle anlamları ritmik oyunlara dönüştürülür.
Canlandırmalar esnasında jest ve mimiklerin kullanımına olanak verilir.
Sosyal zekâya dönük olarak
Sınıf içerisindeki tüm öğrencilere eşit konuşma ve etkinliklere katılma olanağı verilir.
Güven gelişimleri ve iletişim yeteneklerinin gelişimi desteklenir.
Konuşma cesaretleri artırılır.
Cümle içerikleri hakkında düşüncelerini açıklamalarına olanak sağlanır.
Bu konuda sağlıklı bir okul-aile işbirliği geliştirilir.
Ebeveynlerin okul olgunluğunu destekleme konusunda yardımları sağlanır.
Kişiye dönük zekâ
Bireysel çalışmaları teşvik edilir.
Deftere yazma, kalem açma, söz hakkı alma istekleri desteklenir.
Güven duygularını yükseltecek pekiştireçler verilir.
Resim ve cümle içerikleri hakkında duygu ve düşüncelerini aktarmalarına olanak sağlanır.
Düzeylerine uygun bireysel farklılıklarını göz önünde tutan çalışmalar verilir.
Doğacı (naturel) zekâya dönük olarak
Resimlerdeki doğa objeleri üzerine konuşmalarına olanak sağlanır. (Çiçekler var mı? Çiçeklere basar mıyız? Burada hangi hayvan var? Ata binebilir miyiz? gibi…) Ayrıca hayvan canlandırmaları yapılır.
Buhan fiş dosyasına küçük fişleri yerleştirebilmeleri sağlanır.
Moral zekâya dönük olarak
Tüm etkinliklerde güven oluşumlarını ve gelişimlerini destekleyici pekiştireçler verilir.
Okuma yazma çalışmalarında onore edici “başarabilirsin, yapabilirsin, daha da güzel yapabilirsin, gerçekten çok güzel oldu” gibi… pekiştireçler verilir.
Yukarıda verilen örnekler öğretmenlerimizin engin birikim ve deneyimleri ışığında daha özgün örnekler olarak geliştirilerek uygulamalar çeşitlendirilir ve zenginleştirilir.
Çoklu Zekâ Kuramına Uygun Olarak İlk Okuma, Yazma Öğretiminde Ev Çalışması Ve Ödevler
Özellikle ilk okuma yazma (Türkçe) öğretimi sürecinde okulda yapılabilecek etkinlikler ev ödevi olarak verilerek öğrenciler ve ebeveynler usandırılmamalıdır.
Ev ödev ve çalışmaları çocuğun akademik başarısını garantileyen çoklu zekâ alanlarını kullanarak yapabilecekleri çalışmalardan oluşturularak; nitelikli bir ana-baba-çocuk ilişkisi yaratmak için yararlanılması gereken bir eğitim fırsatı olarak düşünülmeli ve plânlanmalıdır.
Oluşturulacak çalışma (görsel içerikli, boyamalı, kısa metinli ve boşluk doldurmalı) yaprakları ile çocukların ödevleri; oldukça eğlenceli, zevk alabilecekleri, anne ve babalarıyla nitelikli bir ilişki ve yardımlaşma yaratabilecekleri fırsatlara dönüştürülmelidir.
Böylece çocukların okul toplumun küçük bir örneğidir ilkesine örnek olarak “okulun yaşam, yaşamın okul” olduğu bilincine varmaları, eğitimin sadece okulla sınırlı olmadığı okul dışında da devam ettiğini kavramalarına yardım edilir.
Ailelere Öneriler

Yapılan araştırmalar göstermiştir ki, ev ve aile, çocuğun gelişimi, öğrenmedeki başarısında çok etkilidir. Okulda verilen bilgiler ne kadar mükemmel olursa olsun, aile tarafından desteklenmediği sürece yeterli bir başarıya ulaşılamaz.

1. Her gün çocuğunuza 15 dakikanızı ayırarak ilgileniniz.
2. Çocuğunuzun öğretmeni ile görüşerek eğitim ve öğretim durumu bilgi alınız.
3. Zaman zaman çocuğunuza kitap okuyunuz.
4. Çocuğunuzun okuldaki etkinlikleri anlatmasına yardım ediniz.
5. Çocuğunuzla kısa mesafeli yürüyüş ve geziler yaparak onunla arkadaşlık kurunuz.
6. Yolda rastladığınız levha, plâka, ev-sokak numaraları gibi şeylerin ne olduğunu sorunuz. Onlara açıklayınız.
7. Çocuğunuzun televizyon bağımlısı olmasına izin vermeyiniz.
8. Öğretmenliğin çok zor bir görev olduğunu unutmayınız; çocuğunuzu küçük başarılarında ödüllendiriniz.
9. Bilmece, masal, şiir, tekerleme örnekleriyle kelime (sözcük) hazinesinin zenginleşmesine olanak sağlayınız.
10. Sağlığıyla ilgileniniz, zaman zaman doktora götürünüz.
11. Çocuğunuza görsel içerikli, renkli, ilgi çekici kitaplar alınız.
12. Çocuğunuza kontrollü bir özgürlük tanıyınız.
13. Çocuğunuza yardımcı olamadığınız durumlarda öğretmeninden yardım alınız.
14. Çocuğunuzun kişiliğinin gelişmesi, güveninin artması için yaşına ve seviyesine uygun sorumluluklar veriniz.

Sevebilirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir