İSTANBUL’UN İÇİNDE BİR BOĞAZİÇİ

İSTANBUL’UN İÇİNDE BİR BOĞAZİÇİ KitapKapı yayınları İstanbul’la ilgili kitapları ardı ardına yayımlamaktadır. Son yayımlanan kitaplardan birisi de Boğaziçi’yle ilgili, İstanbul İçinde Boğaziçi adını taşımaktadır.Yapıt yer adlarından geçmişine kadar, yıllar içinde oluşan değişimleri sunmaktadır, her açıdan. Nüfus hareketleri ve buna bağlı olarak oluşan kültürel yapının Boğaziçi dolayısıyla İstanbul kültürüne katkısını görüyoruz.İstanbul’un İçinde Boğaziçi adlı yapıt Yeni Tarih Dergisi’nde yayımlanan Servet İskit’in “Boğaziçi’nde Bir Tetkik” adlı incelemesi temelini oluştursa da başka kaynaklarla beslenmektedir. Bunlar arasında dergiler, öykü ve şiirler de olduğunu söylemeliyim, Boğaziçi’ni anlatan. Elbette buralarda imzası olanları da belirtmemiz gerekir. Bunlar.Evliya Çelebi, Boğaziçi Dergisi, Neşet Dereli, G.V.İnciciyan, Hikmet Şinasi,Abdurrahim Cabir Vada, İffet Evin, Hikmet Şinasi Önol, Haluk Y. Şehsuvaroğlu, Ruşen Eşref Ünaydın, Ünal Kurtçu’dur.Yapıtta yer alan şiirler arasında Hikmet Şinasi Önol, Boğaziçi Şiirleri adlı kitabından alınmış.

“…
Sevdalı yamaçlar yeşilin en güzeliyle,
Süslüydü boğaz kuşlarının nazlı sesiyle.
Bir yanda Bebek Körfezi, bir yanda Hisarlar,
Boynumda O’nun kolları, kalbimde güzel yar
… ” (s.86)

Nahit Gür’ün bir araya getirdiği bu yazılar, öykü ve şiirler okuru Boğaziçi konusunda bilgilendirmektedir.

BOĞAZİÇİ’NİN SINIRLARI

Yapıt Boğaziçi’nin geçmişini irdeliyor. İstanbul’un tarihinden ayrı düşünemeyiz buranın geçmişini. Bizans’ın 1058 yıllık sahipliği zamanında bakımsız kaldığını, adından başlayarak anlatıyor Boğaziçi Tarihçesi adlı bölümde. İstanbul’u almadan önce Türkler Boğaz’a yakın yerlere yerleştiğini öğreniyoruz.

Eski çağlarda Boğaziçi’nin adının Bosporos Thrakikos, en eski halkının da çiftçilik, avcılıkla Thraklar olduğunu belirtiyor.

Kitap sadece geçmişini değil kimi ölçülerine de yer veriyor. Boğazın ölçülerinin yanında sularının derinliğinin değiştiğini de aktarmakla birlikte ortalama derinliğini de veriyor.

“Boğaziçi’nin uzunluğu kuzeyde Karadeniz kapısını teşkil eden Rumeli ve Anadolu Fenerleri arasından Sarayburnu-Kızkulesi arasına kadar devam eder. Tam ortadan geçen çizgi (Tahweg çizgisi) boyunca yirmi dokuz kilometre ve dokuz metredir.” (s.3)

ADIM ADIM BOĞAZİÇİ
Adım Adım Boğaziçi adı verile bölümde Boğaziçi adı verilen bölgedeki yerleşim yerlerinin geçmişinden orada yaşayanlara kadar bilgi vermektedir.

Yazarın bu bölümde tanıttığı yerler şunlardır: Tophane, Salıpazarı ve Fındıklı, Kabataş, Dolmabahçe, Beşikteş, Ortaköy, Kuruçeşme, Arnavutköy, Bebek, Rumelihisarı, Baltalimanı, Boyacıköyü, Emirgan, İstinye, Yeniköy, Tarabya, Kireçburnu, Kefeliköy, Büyükdere, Sarıyer, Yenimahalle, Rumelikavağı, Boğaz Ağzı (Rumeli Yakası), Boğaz Ağzı (Anadolu Yakası), Anadolu Kavağı, Yuşa Tepesi, Akbaba ve Dereski köyleri, Sütlüce ve Umur Yeri, Beykoz, Kandilli, Vaniköyü, Kuleli, Çengelköy, Beylerbeyi,Kuzguncuk, Üsküdar.

Boğaziçi, okura adım adım gezdiriliyor, geçmiş tarihiyle birlikte.

“Bizanslılar zamanında Baltalimanı’ndan İstinye koyuna kadar uzanan saha büyük bir servi ormanı halindeydi ve servili orman (Kyparades) ismiyle meşhurdu. Bu sebeple Fatih Sultan Mehmet İstanbul’un fethinden önce burasını bir nevi tersane olarak kullanmıştı.” (s.43)

İstanbul’u adım adım gezerken bugünle karşılaştırma fırsatını da yakalamış oluyoruz. Belli bir tarihe kadar Boğaziçi’ndeki değişimleri veren kitap okura zaman içinde bir bellek köprüsü kurma olanağı veriyor.

Mustafa ASLAN

İstanbul sevdalılarının kitaplığında bulunması gereken bir kitap.

Sevebilirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir