MESLEK SEÇİMİNİN ÖNEMİ

Çocuklar genel olarak sevdiği, model aldığı kişilerin mesleklerine yönelir. Bu nedenle, “büyüyünce ne olacaksın” sorusuna verdiği yanıt, çevresinde en çok sevdiği kişinin mesleği olur.
– Amcam gibi avukat olacağım!
– Annem gibi doktor olacağım!
– Komşumuz mühendis, arabası da çok güzel… Onun gibi mühendis olacağım!
Yıllarca ne işe yaradığı, ne olduğu bilinmeden tekrar edilip durulan sihirli bir cümledir: “Büyüyünce ne olacaksın?” Ve yıllar su gibi akıp giderken çocuk hayat merdivenlerini tırmanmaya devam etmektedir.
Öğrenciliği tanıyıp, ilköğretim sıralarını aşındırmaya başlayınca bazı şeylerden haberdar olur. Artık hangi mesleğin ne işe yaradığının birazcık farkındadır. Yine çevresinin, ailesinin, arkadaşlarının yönlendirmesi ve etkisiyle “Doktor olacağım, öğretmen olacağım…” der. Mesleğin gerektirdiği özelliklerin kendi karakterine uyup uymadığını bilmeden söyler bu sözleri.
Maalesef ülkemizde lise son sınıfa gelinceye kadar öğrencilerimiz ciddiyetle bir mesleğe yönlendirilmeden, karakter, ilgi ve yetenek testlerine tabi tutulmadan tam 11 yıl geçer. Artık lise son sınıfa gelindiğinde üniversiteye hazırlanma arifesinde meslek seçmekle karşı karşıya kalınır. İsminin ne anlama geldiği bile tam anlaşılmadan öğrenci kendini bir meslek grubunun içinde buluverir. Belki de bilinçsiz olarak seçtiği tercih, onu bir meslek grubu içine itivermiştir.

Meslek Seçimi
Halbuki meslek seçimi, insan hayatının en önemli dönüm noktalarından biridir. Bilinçsizce yapılan bir bölüm seçimi hayatımızı çok olumsuz etkileyebilir. Bir insanın yaptığı işi sevmediğini, yani mesleğini sevmediğini düşünün! Bir insan yaptıklarını sevmiyor ve onlardan lezzet alamıyorsa nasıl mutlu bir hayatı olabilir, nasıl başarılı olabilir? Bu mümkün mü? Bize göre çok az sayıda insan meslekleri yeterince tanıyor. Yine çok az sayıda üniversite adayı yeteneklerini tam anlamıyla keşfetmiş durumda.
Aslında 16-17 yaşları bu konuda dertlenmek için oldukça geç. Ama siz yine de bir mesleğe karar verirken:
 Kendinizi tanımalısınız.
 Meslekleri tanımalısınız.

Meslek seçiminin iyi yapılabilmesi için kişinin kendini iyi tanıması şarttır. Öğrencinin şuur altına yerleşen ve bir alışmışlık eseri olarak “Ne olacaksın?” sorusuna hiç düşünmeden ve bilinçsizce verdiği “Doktor olacağım …” cevabı acaba kendi şahsiyeti, karakteri, ruhi yapısı, sevgisi, zekası, yeteneği açısından hiç ele alınıyor mu? Doktor olacağım derken, doktorluğun ne demek olduğunu, ne gibi özellikler gerektirdiğini, yapı olarak doktorluğa uyup uymadığını biliyor mu öğrenci? Eğer bilmiyorsa veya kendisinde o özellikler yok ise “Doktor olacağım…” sözü bir hayalden öteye gidemeyecek ve öğrenci istemediği bir mesleği veya başarılı olamayacağı bir işi ömür boyu yapmak zorunda kalacaktır.

Öğrenciler daha ilköğretimin son yıllarında iken kendilerini keşfedebilmeliler. Resim, müzik, güzel sanatlar, hitabet gibi konularda kabiliyeti olan bir öğrenci bu kabiliyetlerini kısmen veya tamamen değerlendirebileceği bölümleri ve dolayısıyla meslekleri öncelikle aklından geçirebilmelidir.

Kendinizi tanıma konusunda şu iki soruya cevap arayalım:
• Meslek ilginizi biliyor musunuz?
• Yetenek, ilgi ve değerlerinizi belirleyebildiniz mi?

Aileniz, rehber öğretmeniniz, çevreniz bu soruların cevabını bulmada sizin en büyük yardımcılarınız olacaktır. Kendiniz için uygun bulduğunuz meslek hakkında ne kadar kabiliyetlisiniz? Sınav tarihine kadar bu mesleği kazandıracak yeterli puana ulaşabilecek misiniz? Puanınız yeterli diyelim… Kazandığınız bölümde 4-5 yıl okuduğunuzda; o mesleği en iyi öğrenen kişilerden biri olacaksınız belki, ama kapasiteniz, kendinizi aşırı zorlamadan bu bölümü bitirmeye elverişli mi?
İnsan bazen çabaları kazanmaya yetmediği için hayal kırıklığına uğrar, bazen de güç bela okulu kazanır, fakat üniversite yıllarında büyük zorluklarla karşılaşır.
Bu karamsar tabloları önünüze sermekteki asıl amacımız, muhtemel olumsuzlukları belirterek aklınıza getirmediğiniz tehlikelerden sizleri korumaktır.
Peki mühendislik branşlarına yeteneğiniz olup olmadığını nasıl anlayacaksınız? Aynı şekilde tıp, hukuk, siyasal gibi bölümlere, öğretmenliğe ne kadar kabiliyetlisiniz? Kesin bir şey söylemek çok zor olabilir. Bununla birlikte öğrencilerin çok rağbet ettiği birkaç meslek için gerekli kabiliyetler konusunda bir iki cümlelik tavsiyemiz olacak…
Mühendislik fakültelerini aklınızdan geçiriyorsanız; herhalde sınıfınızın en iyi 5-6 öğrencisinden birisiniz. Özellikle matematik ve fizikte çok başarılısınız. Üç boyutlu düşünebilme beceriniz ve hayal gücünüz de çok iyi olsa gerek.
Siyasal bilimler ve hukuk bölümleri için mantık, muhakeme, Türkçe’yi kullanma gücü, ikna yeteneği gerekir. İdareciliği hedefleyen öğrencilerin zeki, geçimli, lider yapılı, düzgün bir fiziğe sahip ve kendini ifade gücü bulunan kimseler olması uygun olur. Öğretmen adaylarının; idealist, sabırlı, fedakar, ikna gücü iyi ve fiziksel kusurları dikkat çekmeyecek kadar az olan kimseler olmaları gerekir.
Üniversite kapılarındaki gençlerimiz için böylesi önemli bir konuda onlara yardım etmek, onların daha işin başında hata yapmalarını önlemek, onları ilgi duydukları meslekler için asgari şartlar konusunda aydınlatmak, en azından bilgi sahibi olmalarını sağlamak için bu kitapçığı hazırlamaya çalıştık. Yanlış yapmamak ve pişman olmamak istiyorsanız öncelikle kendinizi ve kabiliyetlerinizi tanımalı ve bu kabiliyetlerinize en uygun mesleği seçmelisiniz.

Sevebilirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir