OTİZM TEDAVİSİNDE YENİ YAKLAŞIMLARA DOĞRU

BEYİNLE İLGİLİ YAPILAN ÇALIŞMALAR UMUT VAADEDİYOR
İnsanlığın en zorlu sağlık problemlerinden biri kuşkusuz beyinle ilgili yaşanılan ve henüz çözümlenememiş olan sorunlardır. Son 50 yılda oransal olarak korkutucu şekilde artan Otizm de bu sorunların en başında geliyor. Son araştırmalar, bebeklerin otizmli doğma oranını ne yazık ki 150 de bir. Kimi uzmanlar oldukça geniş bir dağılım yelpazesinde ve çok hafif otizmliden ağır otizmli bireylere kadar seyreden otizm vakalarındaki artışı bebeklik otizmi olarak tanımlayıp, beslenme, küresel iklim ve yabancılaşma gibi unsurların belirleyiciliğine dikkat çekmektedir. Kentsel yaşamın ağırlaştırdığı ve bo sosyal sisetmin dayattığı yeni yaşam tarzı, otizmli bireylerdeki sosyal iletişim bozukluğunun artmasına öncülük edebiliyor.

Ntvmsnbc kaynaklı habere göre; University College London’da gerçekleştirilen deneyler sonunda, beynin ön lobunda daha fazla hücre bulunan insanların verdikleri kararlar hakkında daha fazla kafa patlatan ve sık sık ‘kara kara düşünen’ kişiler olduğu ortaya çıktı.

Prefrontal Korteks denilen beyin bölgesinin büyüklüğü ile beyinsel faaliyetler arasındaki fiziksel bağı kanıtlayan bu ilk çalışma sayesinde, otizm ve bazı diğer zihinsel hastalıkların tedavi ve takibinde yeni yöntemler geliştirilebilecek.

Science dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, 32 deneğin katıldığı araştırma ön lobu daha büyük olan kişilerin verdikleri ve verecekleri kararlar hakkında ‘kara kara düşünen” kişiler olduğunu gösteriyor.
Bu kişilerde ‘çalışan belleğin’ de diğerlerine kıyasla daha zayıf olduğu görülüyor. Ekipte yer alan Stephen Fleming, bu davranışın depresyona eğilimi de artırdığı görüşünde. Nitekim, ‘çalışan belleği’ daha zayıf olan kişiler arasında kendi kararları hakkında sürekli düşünen ve sıkıntılı kişilerin çok olduğu göze çarpıyor.

Sevebilirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir