Otizm ve Kaynaştırma Eğitimi

Otizm tanısını almış olan çocuklar için eğitimin temel amacı, gelişim ve öğrenmeyi desteklemek, problem davranışları azaltmak ve dolaylı olarak ta ailenin stresini ve endişelerini azaltmaktır. Toplum yaşamında başarılı olmayı sağlamak için gerekli olan işlevsel beceriler ve etkinliklere odaklanılması, eğitim sürecinin çocukların gelişimsel özellikleri yanı sıra takvim yaşlarına uygun öğretim ve etkinlikler içermesi ve toplumla bütünleşmeyi en üst düzeyde sağlaması, etkili bir programın ana elemanları olarak sayılabilir. Otizmli çocuklar için eğitim, sadece akademik becerilerin kazanılmasını değil, aynı zamanda sosyal ve uyumsal becerilerin öğretilmesi ve genellenmesi, iletişim ve dil becerilerinin geliştirilmesi ile problem davranışların azaltılmasını da içermelidir.

Kaynaştırma eğitim uygulamaları; özel gereksinimli çocukların beceri ve işlev düzeylerinden bağımsız olarak tüm çocukların bir arada, aynı eğitim ortamlarında eğitim görmesi gerektiği düşüncesine dayalıdır. Özel gereksinimli çocukların akranları ile birlikte genel eğitim sınıflarında eğitim görmeleri gündeme geldiği zaman, hangi çocukların bu uygulamadan yararlanacakları, bir başka deyişle, hangi çocukların gereksinimlerinin genel eğitim sınıflarında karşılanabileceği sorusu önem kazanmaktadır. Bazı eğitimciler özel gereksinimli çocukların özel eğitim sınıf ve okullarında eğitim görmelerinin onların potansiyellerini azaltacağını, bu nedenle genel eğitim sınıflarına devam etmeleri gerektiğini savunurlar. Ancak bazı durumlarda çocukların gereksinimlerinin genel eğitim sınıflarında karşılanamayacağı kabul edilir. Bu tartışma özellikle otizmli çocuklar için geçerlidir. Bu çocukların sosyal ve iletişim becerilerinin sınırlı olması, sosyal etkileşim için motivasyonlarının olmaması / az olması ve sınırlı ilgileri ile problem davranışları gibi özellikleri nedeniyle kaynaştırılmalarının diğer özel gereksinimli çocuklardan daha zor olacağı belirtilmektedir. Hatta öğretime katılma, gözlem yapma, yapılandırılmış etkinlikleri anlama ve sürdürmedeki yetersizlikleri nedeniyle öğretimin, otizmli çocuğun dikkatini dağıtacak uyaranların olmadığı sessiz ortamlarda, bireysel olarak yapılması gerektiği de sıklıkla vurgulanmaktadır. Ancak gerekli düzenlemeler yapıldığı, sınıf öğretmenlerinin konuya ilişkin bilgi ve becerileri artırıldığı ve anne baba öğretmen işbirliği sağlandığı zaman otizmli çocuklar genel eğitim sınıflarına devam edebilmekte ve bu sınıflardan yararlanabilmektedirler.

Kaynaştırma otizmli çocukların genel eğitim sınıflarına yerleştirilmesi değildir. Çünkü otizm karmaşık bir durumdur ve bu tanıyı alan çocuklar, ortak özellikleri olsa da, birbirlerinden çok farklı özellikler sergilerler. Bazılarının ağır derecede öğrenme güçlükleri ve zihinsel yetersizlikle birlikte ortaya çıkan dil ve konuşma problemleri vardır, bazıları ise yaşıtları ile aynı düzeyde bilişsel becerilere sahiptirler. Bazı çocukların öz bakım becerileri ve uyumsal davranışları akranlarından geridir ve farklı nedenlerle ortaya çıkan yoğun problem davranışlar sergilerler. Bazı uyaranlara karşı aşırı duyarlı olan otizmli çocukların bazılarında motor becerilerde de problemler görülebilir. Otizm tanısı almış bazı çocuklar çok hareketli iken, bazı çocuklar çok hareketsizdirler ve hiçbir şeyle ilgilenmeden uzun süre oturabilmektedirler. Bu nedenlerle otizmli çocuklarla çalışacak öğretmenlerin bu çocukların özelliklerini ve davranışlarını bilmeleri, konuya ilişkin bilgi ve becerilere sahip olmaları gerekmektedir. Öğretmen, idareci ve anne babaların otizm konusunda bilgi ve deneyime sahip olmamaları, kaynaştırma uygulamalarının başarılı olmasını ve çocuk için belirlenen hedeflere ulaşılmasını engellemektedir.

Kaynaştırma eğitimi uygulamaları söz konusu olduğunda algıladığımız otizmli çocuklarımızın sadece ilköğretim çağı içerisinde normal akranları ile kaynaştırılması aklımıza gelmektedir. Oysa kaynaştırma eğitimi söz konusu olduğunda süreç otizmli çocuğun tanılanması aşamasından sonraki süreçten hemen sonra başlamalı ve hayatın her aşamasında olmalıdır. Ancak ülkemizde kaynaştırma uygulamaları sadece okul süreci içerisinde düşünülmekte ve sadece okul içinde söz konusu olmaktadır. Okul dışında dışlanan,kabullenilmeyen ve desteklenmeyen bir çocuk için başarıdan söz edemeyiz.

Kaynaştırmanın otizmli çocuk için beklenen yararı sağlaması, anne baba, özel eğitimci, kurum müdürleri ve sınıf öğretmenlerinin işbirliği ile çalışmasına bağlıdır. Ancak tam zamanlı kaynaştırmanın, yani otizmli çocuğun bir okul gününün tümünü akranlarıyla aynı sınıfta geçirmesinin bütün otizmli çocuklar için uygun olmayabileceği düşünülmektedir. Bazı araştırmalarda genel eğitim sınıflarının bu çocuklara daha fazla sosyal etkileşim ve iletişim fırsatı sağladığını, daha fazla ve farklı beceriler öğrenmelerine yol açtığı görülmüş olsa da, bu araştırmalarda genellikle hafif derecede yetersizlikleri olan otizmli çocukların kaynaştırılmasına odaklanılmıştır. Bu nedenle, otizmli çocukların hepsi için kaynaştırmanın uygun bir eğitim seçeneği olamayacağı, bunun yerine eğitimde temel hedefin kaynaştırma yerine, “çocukların eğitimsel gereksinimlerinin en iyi şekilde karşılandığı eğitim ortamlarına yerleştirilmesi” olarak belirlenmesi gerektiği önemle vurgulanmaktadır.

(KAYNAKÇA;www.tohumotizmiportali.org)

Sevebilirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir