Otizmli Bireylerde Davranış Sorunları

İnsanın çevresi ile iletişime geçebilmesi , toplumun bir parçası olarak kendini kabul ettirebilmesi için çevresi ile iletişime geçmesi gereklidir. Peki bu iletişimi hangi yollarla gerçekleştirebilir sözel olan ve olmayan yollarla ve tabiki de davranışları ile gerçekleştirebilir.
İnsan davranışlarını gerçekleştirirken aynı zamanda çevresi ile etkileşim halindedir. Otizmli birey gerek sözel olan gerekse de sözel olmayan iletişim becerilerinde ciddi sıkıntılar ve sorunlar yaşamaktadırlar.
Çevresi ile iletişimin gerekli olduğunu onun bu toplumun bir parçası olduğunun farkına varmada önemli bir gereklilik olduğunun anlayamamaktadır. Bunun yanında zaten iletişimde sorun yaşan otizmli birey bir başka iletişim aracı olan davranışlarda da aynı sıkıntıları yaşamaktadır.
Çevresindeki en önemli kişiler olan anne-baba ya da kardeşleri ne otizmli bireyin davranışlarını anlayabilmekte ne de otizmli birey onların kendisine yönelik olan davranış ve tepkilerini anlayabilmektedir.
Otizmli bireyin davranışlarını anne-baba ve kardeşi anlayamadıktan sonra çevrenin de otizmli bireye istenilen şekilde davranmaması gayet normal olmaktadır.

Davranış sorunları çocukların çevreleriyle etkileşimini olumsuz yönde etkileyen, yeni beceriler öğrenmelerini ve var olan becerilerini kullanmalarını engelleyebilen, çocuğa ve çevresine zarar veren davranışlar olarak tanımlanabilir.

Otizmli çocuklarda sıklıkla akranlarından farklı davranış özellikleri gösterirler. Araştırmalar bu çocuklarda ilgi takıntıları, düzen ve rutin takıntıları, yinelenen davranışlar, öfke nöbetleri gibi davranışların yaygın olarak gözlendiğini göstermektedir.

Otizmin tanı ölçütlerine göre, takıntılı davranışlar, aynılığı ve günlük rutinleri koruma isteği, yinelenen (streotip) davranışlar, kendine zarar veren davranışlar ve öfke nöbetleri otizmli bireylerde sıklıkla gözlenen davranış sorunlarıdır.
Herhangi bir işlevi yokmuş gibi görünen nesnelerle takıntılı şekilde ilişki kurmak, örneğin sürekli olarak suyla oynamak, elinde sabun tutmak ve sürekli olarak sabunu koklamak, otobüs ve tren tarifelerini ezberlemek, eşyaları hep aynı şekilde yerleştirmek, yaygın olarak gözlenen takıntılı davranışlardır. Çocukların çoğunun, diğerlerine anlamsız gelen günlük rutinleri olduğu, örneğin önce pantolonu sonra çorabı giymek; okula hergün aynı yoldan gitmek ve bazı televizyon reklamlarını defalarca seyretmek gibi rutin davranışları vardır. Anne baba, öğretmen ya da herhangi birisi tarafından bu rutinler bozulduğunda çocuklar çok tepki vermekte, bazı çocuklar öfke nöbetleri sergilemektedirler.
Sallanma, ellerini kollarını sallama, başını yere vurma ya da kendi etrafında dönme gibi yinelenen davranışlar birçok anne baba tarafından erken yıllardan itibaren ifade edilmekte, bazen bu davranışlar ışıkları açıp kapamak, tuvaletin sifonunu çekmek ve duvarın boyasını soymak, aynı müziği defalarca dinlemek şeklinde de sergilenebilmektedir. Çocuk rahat ve mutlu olduğunda, kızgın ve mutsuz olduğunda ya da heyecanlandığında bu davranışları sergileyebilir. Yinelenen davranışlar çocuğa zarar vermez ancak öğrenmesini ya da çeşitli etkinliklere katılmasını engelleyebilir. Yeni beceriler ve davranışlar öğretmek, yinelenen davranışları azaltmak için en etkili yöntemlerdendir.
Otizmli çocuklarda gözlemlenen davranış sorunlarının iletişim eksikliği ya da azlığına bağlı olduğu düşünülmektedir. Yaşın büyümesi, çevreyle iletişimin artması ve konuşmanın gelişimi ile davranış sorunlarında gerileme olmaktadır.

Erdi Kanbaş
Özel Eğt. Uzm.
BeyazOkul.com

Sevebilirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir