Otizmli Bireylerde Davranış Sorunlarını Çözme

Otizmli Bireylerde, Davranış Sorunlarını Çözmede Nelere Dikkat Etmeliyiz?

Otizmli bireylerde sorunlu davranışların üstesinden gelmek için davranışın ortam-davranış-sonuç ilişkisine bakılması gerekmektedir. Çünkü davranışlar kendiliğinden ortaya çıkmamakta ve oluştukları ortamlarla tanımlanabilmektedir. Bir davranışın ortaya çıkma nedenini anlayabilmek için, tek başına o davranışı incelemek yerine bu davranışa neden olan ortamı değerlendirmek gerekir. Dikkatli yapılan bir gözlem ile sorunlu davranışın nedeni ve nasıl üstesinden gelinebileceğine yönelik bilgi toplamak mümkün olacaktır.

Davranışın ortaya çıktığı ortamda yapılan düzenlemeler ve davranış sonucunda verilen tepkiler sıklıkla o davranışın bir daha tekrarlanıp tekrarlanmayacağı hakkında bilgi verir. Çünkü çocuğun davranışı sonucunda alacağı tepkiler, onun davranışını şekillendirmesinde rol oynayacaktır. Eğer çocuk davranışının sonucunda istediği tepkiyi alıyorsa bu söz konusu davranışın kalıcı olmasını sağlayacaktır.

Bir çocukta değiştirmek, azaltmak ya da yok etmek istediğiniz birden fazla davranış olabilir. Sallanma, ellerini gözlerinin önünde sallama gibi yinelenen davranışlarla, vurma, itme, tükürme gibi davranışların hepsini bir çocukta gözleyebilirsiniz. Diğer taraftan, aynı çocuk sürekli olarak dolaşabilir, anlamsız sesler çıkarabilir. Anne babalar bu davranışların hepsinin ortadan kalkmasını isteseler de bütün davranışlar üzerinde aynı anda çalışmak, hepsi için ayrı yöntem belirlemek ve hepsini aynı anda izlemek mümkün olmayabilir. Bu nedenle var olan davranışlar arasından öncelikli olanı, bir başka deyişle, en çok problem yaratanı, çevreyi en çok rahatsız edeni ya da öğrenmeyi en fazla etkileyeni seçmeliyiz.

Anne-babalar olarak çocuğumuza kazandırmak istediğimiz olumlu davranışları önceden belirlemeliyiz.Bu olumlu davranışlar çocuğun yapabileceği ve hoşuna gidebilecek davranışlar öncelikle olmalıdır.

Her davranışa karşılık gelecek pekiştireç dediğimiz ödül ve cezaları önceden belirlemeli ve belirlenen ödül ve cezaları titizlikle uygulayabilmeliyiz.Yetişkinler olarak kazandırmak istediğimiz davranışlarda KARARLI ve TUTARLI olmaya dikkat etmeliyiz.(Her seferinde aynı davranışına aynı tepki verilmelidir.)

Yetişkinler olarak yapabilecekleri çocuklarımız yapabilecekleri hedef davranışları seçmeli,uygulayabileceğimiz yöntemlere (ödül-ceza ) çocuğumuzun özelliklerini ve bulunduğumuz çevre koşullarını da dikkate alarak karar vermeliyiz. Yani; çocuğa birşey öğretmeye öncelikle yetişkin hazır olmalıdır.Ardından çocuğun hazır olduğu davranışlara geçilmelidir.

Otizmli çocuklarımızın davranışlarının kontrolünün sağlanmasında anne-babanın tutarlı ve kararlı tutumu çok önemlidir.

Unutmayalım ki çocuğumuzun eğitim ihtiyaçlarının en iyi ve en kısa sürede karşılanmasını ve özel eğitimde verimliliği sağlamak istiyorsak çocuğumuzdaki davranış sorunlarını en aza indirmek zorundayız. Özel eğitimde çocuğumuzun yol almasını istiyorsak çocuğumuzu daha iyi tanımak davranış sorunlarında ona nasıl ve ne şekilde davranmamız gerektiğini anne-babalar olarak iyi bilmek zorundayız. Anne-baba olarak asıl sihirli değneğin sizlerde olduğunu biliyor musunuz ?

Anne-babalar yanlış yaklaşımları ve çocuklardaki problemlerin artmasına neden olabilmektedir. Oysaki çocuğun gelişimini etkileyen en önemli sorun çocuklarda görülen davranış sorunlarıdır. Anne-babalar çocuklarda karşılaşılan sorunlar karşısında çoğunlukla ne yapacaklarını ve nasıl davranacaklarını bilememektedir.

Anne-babalar olarak otizmli çocuklarımızın davranışları konusunda dikkat edilmeyen en önemli nokta çocukların yapmış olduğu olumlu davranışları çocuklara fark ettirip onları olumlu davranışlara adım atmasını sağlamamız gerekirken anne-babalar çocuklarının o kadar çok olumlu davranışını göz ardı edip sadece hem çocuğa ve hem de çevresine odaklandığı nokta sadece olumsuz davranışlar olmaktadır. Bu da çocuğun özellikle olumsuz davranışları daha çabuk fark etmesine ve anne-babanın bilmeyerekte olsa yapmış olduğu yanlış davranışlardan dolayı olumsuz davranışların artmasına neden olmaktadır.

Anne-babalar olarak otizmli çocuğu çok iyi gözlemlemeliyiz onun üzerinde etkili olabilecek ödülleri,etkinlikleri ve düzenlemeleri iyi bilmeli ve otizmli çocuğumuzun göstermiş olduğu tüm olumlu ve olumsuz davranışları ile ilgili gözlemlerimizi fırsat buldukça kayıt etmeliyiz.

Anne-babalar genellikle çocuklarının yapabildikleri, başarabildiklerini görmek yerine yapamadıklarını, olumsuz davranışlarını, çocuklarının başarısızlıklarının görme eğilimindedirler. Anne-babalar çocuklarının yapamadıklarını, davranış problemlerini sürekli dile getirirler ve bunu otizmli çocuğa da yansıtırlar.

Otizmli gereksinimli çocuğu iletişime teşvik etmek, etkinliğe teşvik etmek, yapabildiklerini ona göstermek, ödüllendirmek büyük önem taşımaktadır. Anne-baba çocuğunu iyi gözlemlemeli, çocuğun yapabildiği-başarabildiği becerilerde çocuğu ödüllendirilmeli ve çocuğa bir şeyler başarabileceği duygusunu kazandırmaya çalışılmalıdır.

Çocuğun yaşıtları ile oyuna katılımı teşvik edilmelidir. Çocuk gerek alıcı dil gerekse de ifade edici dil becerilerinde iletişim kurmaya teşvik edilmeli, iletişim esnasında yapamadıkları görmezden gelinmelidir. Kendini ifade ettiğinde dinlenmeli, önemsenmeli ve karşılıklı iletişim becerilerinin gelişmesi teşvik edilmelidir.

Çocuğun gereksinimi olan iletişim, oyun ve boş zamanlarını geçirme becerileri gibi yeni becerilerin öğretilmesi, çocuğun özelliğine uygun öğretim yöntemi kullanılması, uygun materyal ve araç-gereç kullanılması, doğru davranışların ödüllendirilmesi, çocuğun günlük yaşama aktif katılımının artırılması olumsuz davranışlar için önleyici olacaktır. Örneğin problem davranışlarla iletişim becerileri arasında güçlü bir ilişki olduğunu gösteren, bir başka deyişle, çocuğun iletişim becerileri arttıkça olumsuz davranışları azaldığını vurgulayan birçok araştırma bulunmaktadır.

Çocuğunuz yeni iletişim becerileri öğrendiği ve isteklerini daha iyi ifade edebildiği zaman bazı olumsuz davranışlar kendiliğinden ortadan kalkacaktır.

Anne-babalar olarak otizmli çocuklarımıza yapabilecekleri ile ilgili gerekli fırsatları vermeliyiz ancak otizmli çocuğumuzu 7 gün 24 saat test eder gibi ondan sürekli bir şeyler yapmasını istememeli,sürekli beklenti içinde olmamalı ve sürekli onu bir değerlendirme ortamı içine sokmamalıyız.

Otizmli çocuklarımıza fırsat verdikçe gelişme sağlayacağını unutmayalım !

Çocuklarımızın problemi ne olursa olsun, öncelikle bir ÇOCUK OLDUĞUNU LÜTFEN UNUTMAYALIM!

Otizmli çocuğumuza potansiyel bir suçluymuş gibi davranmamalıyız. Otizmli çocuğumuzu sadece anormal davranışlar sergilen,sorunlu ve bu davranışları yapmasını gayet normal gibi algılama süreci içine girmemeliyiz. Oysaki çocuğumuzun yapmış olduğu olumsuz davranışlardan çok çok fazla olumlu davranış söz konusudur. Biz bunları yeterince pekiştirebiliyor muyuz buna dikkat etmeliyiz.

Erdi Kanbaş

Özel Eğt. Uzmanı

BeyazOkul.com

Sevebilirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir