Otizmli Bireylerde Görülen Önemli Davranış Sorunları

Genellikle 2-5 yaş arasındaki otizmli çocuklarda öfke nöbetleri gözlemlenmektedir. Konuşmanın hiç olmaması ya da çok az seviyede kalması ile çocuk kendini ifade edememekte bu nedenle tekme atma, bağırma, ağlama ve kendini hırpalama gibi öfke nöbetleri meydana gelmektedir. Öfke nöbetleri nedensiz ya da çok önemsiz görünen bir olaydan ötürü de açığa çıkabilir. Örneğin bir kül tablasının yerini değiştirilmesi yada kitaplıktan alınan bir kitap gibi. Bir tür iletişim davranışı olarak ta kabul edilen öfke nöbetleri uzun sürebilir, çocuk diğerleriyle etkileşimi red edebilir, yönergelere uymayabilir ve günlük etkinliklere katılmayabilir.
En sık görülen davranış sorunu, otizmli çocuğun kendine zarar vermesidir. Çocuk kendini başarısız hissettiğinde, kızgın ya da kaygılı olduğunda meydana gelen bir problemdir. Saçlarını çekme, ellerini ısırma, yüzünü sıkma sık gözlenen kendisine zarar veren davranışlardır. Daha ilerlemiş durumlarda çocuk kan akıtacak kadar ısırma, kafasını bir yerlere çarpma gibi eylemlerde bulunabilir. Kendisinden başka çevresindeki nesnelere zarar verme yoluna da gidebilir. Bebeklik döneminin bitiminde otizmli çocuklarda kendine özgü bazı beden hareketleri gelişmektedir. Zaman zaman gözlemlenen bu davranışların bir başlangıç ve bitme nedeni olmaz.
Baş ağrısı, sinus problemi, kulak ağrısı, engellenme ya da dikkat çekme gibi nedenlerin zarar veren davranışlara yol açabileceği kabul edilmektedir. Zarar veren davranışlar açık yaralara, deride kızarma, morarma ve şişmeye yol açabilmektedir. Bazen çocuklar bu davranışları uyaran almak için de sergileyebilmektedirler.
El ısırma, kafasını duvara / yere vurma, kendini çimdikleme ve benzeri bu davranışlar bazı ilaçlarla kontrol edildiği bilinmektedir. Bu durumda anne baba kullanılan ilacın yan etkilerini ve ilacın çocuğa neden verildiğini çok iyi bilmeleri, ilaç türünde ve dozunda herhangi bir değişiklik yapıldığında öğretmeni bilgilendirmelidir.
Zarar veren davranışın gittikçe artan sürelerle sergilenmemesinin ödüllendirilmesi de (diğer davranışların / sıfır davranışın ödüllendirilmesi) de etkili yöntemlerden biridir. Duyusal uyaran elde etmek için kendine zarar veren çocuklar için, uyaran elde etmenin zarar vermeyen formlarının öğretilmesi, örneğin işitsel uyaran elde etmek için kafasını yere vuruyorsa, kulaklıkla müzik dinletmek önerilmektedir. Unutmayınız ki problem davranışın nedeni organik olsa da bizim için önemli olan, çevremizde / çocuğun bulunduğu ortamlarda bu davranışları ortaya çıkaracak ya da artıracak faktörlerin olup olmadığını belirlemektir.

Stereotipi (Tekrarlayıcı hareketler) davranışlar otizmli çocuklarda gözlenen bir başka davranış sorunudur . Sağa sola veya öne arkaya doğru sallanma , çevresinde dönme ,kanat çırpma,cisimleri çevirme,parmaklarına tuhaf şekiller verme…gibi.Bu hareketler içinde bulunulan duruma gelişmez ve başkalarının varlığı hareketi sona erdirmez. Bu tip davranışların nedeni tam olarak bilinmemektedir. Ancak sıkıntının arttığı durumlarda artmakta,bazen de neşe ve sevincin ifadesi olarak yorumlanabilmektedir . Stereotipik hareketler kendini uyarmaya yönelik olabilir. Bu hareketler içinde parmaklarını gözlerinin önünde hareket ettirme, parmaklarıyla havada bir takım şekiller oluşturma, elin ritmik hareketleriyle yavaşça kulak-el gibi diğer vücut parçalarına vurulması, aynı ezgiyi üst üste saatlerce mırıldanma yer alır. Bazı otizmli bireylerde görülmeyebilir, bazılarında da yaşla azalır. Eğitimle azalabilir ama yoğun stereotipi eğitimin yapılmasına da engel oluşturabilir ve bazen ilaçla müdahale gerekebilir.

Yapılan çalışmalar yinelenen davranışlarla çocuğun kendine zarar verdiği el ısırma, kafasını yere vurma gibi davranışların genellikle organik ve nörokimyasal nedenlerle ortaya çıktığını göstermektedir. Ancak, hem yinelenen davranışlar hem de zarar verici davranışlar çevresel faktörlerden de etkilenebilmekte, çocuklar dikkat çekmek ya da duyusal uyaran elde etmek amacıyla bu davranışları sergiledikleri gibi rutinlerinin bozulması ve bir işten / görevden kaçmak amacıyla da bu davranışları yapabilmektedirler. Bu nedenle anne-babalar ve öğretmenler organik nedenlerin bu davranışlara yol açabileceğini bilseler de bu davranışların yerine geçebilecek işlevsel ve alternatif davranışların öğretimi ile çocukların sergiledikleri uyuşmayan davranışların ödüllendirilmesi yöntemlerini kullanmalıdırlar. Davranışın amacının duyusal uyaran elde etme olduğu belirlenirse, çocuğun bir görevi tamamlaması, iletişim kurması ya da yönergelere uyması gibi istendik davranışlar sonrasında kısa süreli olarak yinelenen davranışları yapmasına izin verilebilir, bir başka deyişle bu davranışlar ödül olarak kullanılabilir.

Erdi Kanbaş
Özel Eğt. Uzm
BeyazOkul.com

Sevebilirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir