Otizmli Bireylerde Olumsuz Davranışlar

Otizmli bireylerde olumsuz davranışlarla uğraşmaya başlamanın ilk aşaması, her davranışın otizmli bireyler için işlevinin belirlenmesidir. Çocuğun sergilediği olumsuz davranışın çocuk için amacını / işlevini belirlemeden davranışı azaltmaya çalışmak çok mümkün değildir. Bazı durumlarda ceza ya da diğer yöntemler kullanıldığında problem davranış azalmış görünse de, sadece baskı altına alınabilir. Çocuk amacına ulaşmak için davranışı sergilemeye devam eder. Bu nedenle çocukların farklı ortamlarda ve farklı şekillerde sergiledikleri davranışların işlevlerini, bir başka deyişle, davranışın çocuk için amaçlarını belirlemek gereklidir. Bazen anne babalar / öğretmenler çocuklarda gözlenen olumsuz davranışların nedenlerini “beni kızdırmak için yapıyor.” ya da “zaten çok saldırgan bir çocuk. Böyle davranması normal ” gibi ifadelerle açıklar, çocuğun kendisinin bu davranışlara neden olduğuna inanırlar. Özel gereksinimli çocuklar söz konusu olduğunda ise yetişkinler genellikle problem davranışları çocuğun yetersizlikleri ile açıklamaya çalışırlar. Bu durumda istenmeyen davranışların nedenlerini çocuğun otizmli, zihin engelli ya da öğrenme güçlüğü tanısı almış olmaları ile ilişkili olduğunu kabul ederler.

Çocuklarda gözlenen istenmeyen / olumsuz davranışlar bazen de çocuğun ailesi ya da ev yaşantısı ile açıklanmaya çalışılır. Örneğin bir öğretmen “Ömer’in babası da eğitimsiz ve cahil bir kişi, çok ta yoksul, bu nedenle Ömer’in davranışları beni şaşırtmıyor” demiştir. Bazı anne babalar çocuklarının davranışlarını “Babaannesi yüzünden böyle davranıyor, çünkü babaanne onu çok şımartıyor.” şeklinde açıklarken, bazı öğretmenlerin öğrenci davranışlarını “zaten anne babası ayrılmış, çocuğun kafası karışmış, bu nedenle arkadaşlarına saldırıyor.” ifadeleriyle açıkladıkları görülmektedir. Bu açıklamalar temel alındığında yetişkin genellikle çocuğu cezalandırmayı ya da sınıftan uzaklaştırmayı uygun görebilir ya da çocukların aile özelliklerini temel alarak çocuklardan akademik ve davranışlar açısından düşük performans beklerler.

Oysa davranışlar ortaya çıktıkları çevre ve çevrenin özellikleri, çocukların gelişimsel özellikleri, gereksinimleri ve öğretmen / yetişkin davranışları ile birlikte değerlendirildiğinde sergilenen her davranışın çocuklar için farklı bir amacı / işlevi olduğu görülebilir. Davranışların çocuk için işlevleri genel olarak dört kategoride incelenebilir:
Otizmli bireylerde olumsuz davranışları dikkat çekmek amacıyla sergileyebilirler. Çocuk annesinin dikkatini çekmek için ağlar, öğretmenin dikkatini çekmek için parmak kaldırır, öğretmen bu davranışını fark etmezse ona seslenerek, bağırarak ya da öğretmenin yapmasını istemediği bir davranışı sergileyerek, örneğin yerinden kalkarak ve sınıfta gezinerek onun dikkatini çekmeye çalışır. Bu durum otizmli çocuklar için de geçerlidir. Çocuk annesinin ya da öğretmeninin dikkatini çekmek için bazı davranışlar sergileyebilir. Ağladığı zaman annesinin dikkatini çekemediğini gören çocuk öfke nöbeti sergileyebilir, kendini yere atabilir, bağırabilir. Bu durumda anne çocuğun daha fazla ağlamasını istemediği için çocuğa bakar, onunla konuşur ve davranışlarını durdurmaya çalışır. Böylece çocuk öfke nöbetleri ile annenin ilgisini çekebileceğini / çektiğini öğrenir.

Otizmli çocuklar bazen kendilerini uyarmak için sergiledikleri sallanma, başını yere vurma ya da kollarını sallayarak koşma gibi davranışları ile de yetişkinin dikkatini çekebildiklerini öğrenirler. Örneğin, çocuk sık sık başını duvara ya da yere vurmaktadır. Başını duvara vurması kulak ağrısını artırmasına karşın, bir müddet sonra bu davranış kendini uyaran davranışa dönüşür ve çocuğu rahatlatan bir davranış olur. Anne çocuğunun başını yere ya da duvara vurduğunu gördüğü / duyduğu an koşarak bu davranışı durdurmaya böylece kulak ağrısını önlemeye ve çocuğu rahatlatmaya çalışır. Çocuğuna sarılır, kucağında sallar, onu sakinleştirici sözler söyler. Çok ödüllendirici ve rahatlatıcı olan bu durumda çocuk annenin dikkatini çekmek istediği her seferinde başını duvara vurabilir.
Otizmli bireyler olumsuz bazı davranışları hoşlanılmayan bir durum ya da görevden kaçmak amacıyla sergileyebilir. Örneğin anne kızına “kahvaltı bulaşığını yıka” dediği zaman, çocuk bulaşık yıkama becerisine sahip olsa da anlamsız sesler çıkararak, ağlayarak tepki verebilir. Anne her ne kadar çocuğun bulaşık yıkamasını istese de, ağlama ve huzursuzlaşmanın artmasını önlemek ve daha şiddetlenmesini engellemek için bulaşıkları kendisi yıkar. Böylece çocuk hoşlanmadığı bir görevden (bulaşık yıkamak, ödev yapmak, odasını toplamak, vb.) kurtulmanın en iyi yolunun ağlamak ve bağırmak olduğunu öğrenir, benzer durumlarda, hoşuna gitmeyen ya da kendisine zor gelen işlerden ağlayarak, bağırarak kurtulmaya çalışır.

Otizmli bireyler bazı olumsuz davranışları bir şey elde amacıyla sergileyebilir. Çocuklar istedikleri bir nesneye ulaşmak için de bazı davranışları sergileyebilirler. Çok basit bir örnek olarak oyuncakçı vitrininin önünde duran anne ve çocuk verilebilir. Çocuk annesinden vitrinde gördüğü bir oyuncağı almasını ister, anne parasının olmadığını ve alamayacağını söyler, çocuk mızırdanmaya başlar ve oyuncağın alınması için ısrar eder. Anne yine alamayacağını söyler, çocuk ağlamaya başlar ve oyuncağı istediğini ağlayarak bir kez daha söyler. Anne umursamaz gibi görünür ve yine “param yok alamam .” der. Çocuk ağlamasının şiddetini artırır, bazı çocuklar kendilerini yere bile atabilir. Bu durumda anne dayanamaz, etrafa rezil olduğunu düşünerek “bu defalık alacağım.” der ve oyuncağı satın alır. Bu örnekte çocuk oyuncağın satın alınması için ağlaması ve kendini yerlere atması gerektiğini öğrenir. Başka durumlarda da isteklerini bu tür istenmeyen davranışlarla ifade etmeye başlar.

Keriman Hanım, otizm tanısı alan kızı Hilal’in çok televizyon seyrettiğini, bu nedenle televizyonu kapalı tutmaya çalıştığını söylemektedir. Televizyonun kapalı olduğunu gören Hilal, yerinde zıplamaya başlar ve ağlar, bağırır, tepinir. Keriman Hanım, önce direnmesine ve Hilal’in dikkatini başka şeylere çekmeye çalışmasına karşın, onun huzursuz olduğunu ve üzüldüğünü düşünerek “peki tamam ağlama, açıyorum televizyonu” der. Bir önceki örnekte olduğu gibi bu örnekte de Hilal televizyonun açılmasını ağlayarak bağırarak elde etmiştir ve farklı durumlarda aynı isteğine aynı davranışlarla ulaşmayı deneyebilir.

Devamı:
http://www.beyazokul.com/otizmli-bireylerde-olumsuz-davranislar-2.htm

Erdi Kanbaş
Zih. Eng. Sın. Öğr.
BeyazOkul.com

Otizmli Bireylerde Olumsuz Davranışlar Bölüm 2

 

 

Sevebilirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir