Yoğun Erken Davranışsal Müdahale

Bir Destek Mektubu
“Biz üç yaşında otistik bir çocuğun anne ve babasıyız. Sesini Duymama İzin Ver’i okuduktan sonra ve erken davranışsal müdahaleyi denemiş olan diğer anne ve babalarla konuştuktan sonra, biz de çocuğumuzu bir yoğun erken müdahale davranışsal programa yazdırmaya can attık. Okul idaresindekiler kuşkulu ve isteksiz. Çocuğumuz için bu tür bir tedavi uygulayabilmemize yardımcı olmak adına bize bir destek mektubu yazabilir misiniz?”

Bu gibi isteklerle ilgili ilk mektup düzinesine teker teker cevap yazdıktan sonra genel bir “İlgili Şahsa” destek mektubu yazdım ve bu ABD, Kanada ve hatta yakın zamanda Avustralya’daki yardım istemek için telefon etmiş, faks veya mektup göndermiş ailelere gönderildi. Bundan yararlanabilecek başka aileler de bulunabileceğinden, burada destek mektubumun basılı hali bulunuyor:
İlgili Şahsa:

Otizm alanında 30 yıldan fazla araştırma deneyimi olan bir psikolog olarak ve Uluslararası Otizm Araştırma Dergisinin editörü olarak, yoğun erken davranışsal müdahalenin otistik çocukların çoğunda iyileşmeye yol açan bir yaklaşım olarak (aslında mevcut olan en önemli yaklaşım) önemini desteklediğimin kesin olarak kayıtlara geçmesini istiyorum. Yoğun erken davranışsal müdahalenin önemini desteklemem iki ayrı kanıt üzerine dayalıdır:

Araştırma: Araştırmaların kanıtlarının, otizmde yoğun erken davranışsal müdahalenin önemini kuvvetli bir şekilde kabul ettiği şüphesizdir. 1985’de Princeton Çocuk Gelişim Enstitüsünden Fenske ve diğerleri tarafından yayınlanan ilk araştırma olan Gelişimsel Sakatlıklarda Müdahalenin Vakayinamesinde, (Cilt 5, sayfa 849-56) beş yaşından önce programa kayıt olan otistik çocukların yüzde 60’ının başarılı bir şekilde topluma ayak uyduracak kadar (sadece “dahil olacak kadar” değil) iyileştiklerini bildiriyordu.

PCDI araştırması çok az dikkat çekti. Şu andaki yoğun erken davranışsal müdahale programlarına olan yüksek ilgi düzeyine katkıda bulunan en büyük güç, yoğun erken davranışsal müdahale programında bulunan 19 çocuğun, çeşitli yönlerden, daha hafif programlara katılan 40 kontrol grubu çocukla karşılaştırılmalarının bulunduğu kontrollü bir deneyin yayınlanmasıydı. “Yoğun” gruptan dokuzu topluma ayak uyduracak hale gelirken, kontrol grubundan sadece bir tanesi aynı duruma gelebilmişti. Ivar Lovaas ve meslektaşları tarafından UCLA’da yürütülen bu araştırmanın güçlü olumlu sonuçları o kadar beklenmedikti ki, Journal of Consulting and Clinical Psychology editörleri, raporu yayınlamadan önce üç saygın ortak editöre özel olarak gözden geçirmeleri için gönderdiler (Cilt 65, No.1, 1987, sayfa 3-9). Hemen arkasından, American Journal on Mental Retardation Dergisinde bir takip metni yayınlandı (Cilt 4, 1993), burada McEachin, Smith ve Lovaas “yoğun” grubun mükemmel eğitimsel ilerlemesi ve normal sosyal başarılarının her yönden ergenlik yaşlarında da devam ettiğini bildirdiler.

Bu en son rapor üzerinde yorum yapmak üzere birçok son derece saygın profesyonel çağrıldı ve onların yorumları, nerdeyse tek ses olarak olumluydu ve aynı sayıda yayımlandı.

Erken yoğun müdahale programına dayalı olan benzer yüksek oranda pozitif sonuçlar Rutgers Üniversitesinden Harris ve diğerleri tarafından Journal of Autism and Development Disabilities (Otizm ve Gelişimsel Sakatlıklar Dergisinde- Cilt 21, No.3, 1991, sayfa 261-290) yayınlandı. PCDI ve UCLA araştırmalarındaki çocuklar düşük işlevli otistik çocuklar olsa da, Rutgers araştırmasındaki çocuklar orta ila hafif derecede etkilenmiş çocuklardı.

Klinik Kanıt: Lovaas araştırmasının yayınlanmasından sonra, Amerika Birleşik Devletlerin her bir köşesinden, kendi çocuklarına bazen ev programı bazında bazen de okul sistemleri aracılığıyla yoğun erken davranışsal müdahale uygulamaya başlamış olan birçok anne-baba benimle iletişim kurdu. Ailelerden duyduğum erken müdahale programlarının tutarlı ve güçlü bir şekilde kabul edilmiş olmasından oldukça etkilendim. Yakın zamanda bir anne beni arayarak, oğlunun son derece yoğun “Lovaas” programında geçirdiği üç haftada, otistik çocuklara yardımcı olmak için özel olarak tasarlanmış normal okul programındaki son üç yılda gösterdiğinden çok daha fazla iyileşme kaydettiğini bildirdi. Böyle bir coşkuya çok sık rastlıyorum.

Yanlış anlamalar: 1965’de ilk olarak davranış değiştirmeyle ilgili olarak yazmaya ve konuşmalar vermeye başladığımda, iki yanlış anlama geçerliydi. Ne yazık ki bugün de aynı iki yanlış anlama hala geçerli.

Davranışsal müdahalenin bazı eleştirmenleri, müdahalenin eğitilmiş foklar gibi, katı, robot gibi davranışlara sahip çocuklar oluşturduğunu iddia ediyor. Bu tamamen saçmalıktır. Sesini Duymama İzin Ver adlı mükemmel kitabında, yazar Catherine Maurice, her ikisine de New York Şehrindeki çeşitli üstün nörolog ve psikiyatrisiler tarafından otistik teşhisi konulmuş olan ciddi derecede otistik olan iki çocuğunun, büyük ölçüde yoğun ev bazlı erken davranışsal müdahalenin sonucu olarak iyileşmelerinin onları normal dışında başka hiçbir şekilde görememeye kadar vardığını anlatıyor. Catherine Maurice’in kitabında anlattığı iki çocuğu tanıyan Ira Cohen, Ph. D. ve Richard Perry, M.D ile yakın zamanda konuştum. Bu çocuklarda otizm belirtisine rastlamadıklarını söylediler ve bu konuda bir metin bile yazdılar. Bu metin Journal of the American Academy of Child and Adolescent Psychiatry (Amerikan Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Dergisinde) yakın zamanda yayımlanmayı bekliyor.

İkinci yanlış anlama ise, davranışsal müdahalenin yaygın olarak caydırıcı stimuli kullanımını gerektirdiğidir. Bu doğru değil! Davranışsal müdahale çok fazla pozitif pekiştirme kullanır ve yüksek sesle söylenen “hayır” gibi hafif caydırıcı stimuli çok ender, belki de hiç, gerekmez. (Caydırıcılar geçmişte daha sık kullanılırdı.)

Otizmden Kurtulmak: Erken davranışsal müdahalenin etkileri hakkında neden bu kadar kuşkuculuk var? Otizmin biyolojik bir hastalık olduğu bilindiği için ve davranışsal tedavinin bu kadar etkili olabilmesi olanak dışı görünebileceği için bazılarının kuşkucu olması anlaşılabilir. Bedenin nerdeyse akıl almaz becerileri başarma kabiliyetini küçümsemeyin (son derece odaklı, yoğun, uzun vadeli çalışmayla). Bir Olimpiyat jimnastikçisinin olağanüstü yeteneklerini ve gereken eğitimin yoğunluğunu düşünün. Jimnastikçinin nefes kesen becerileri sadece yoğun çalışmayla mümkün olur. Kanıtların gösterdiğine göre, erken yaşta başlarlarsa, egzersizler son derece yoğun, birebir, ve haftada 30 saatten fazla olursa bazı otistik çocukların sakatlıklarını yenmeyi öğrenmeleri mümkün.

Peki otizmi yenmek için hangi egzersizi yapmaları gerek? Bu soruya 1965’deki metnimde cevap veriyorum “Zeka Özürlü Çocukların Tedavisinde İşlemsel Şartlandırma Islah Hamlesi”:

İşlemsel şartlandırmanın [artık davranış değiştirme deniyor] neden çalıştığı ya da davranıştaki değişikliklerin neden genelleşip çok fazla yeni davranışta geçerli olduğunu kimse bilmiyor. Benim kendi teorime göre, belirli davranışları öğretmeye ek olarak işlemsel şartlandırma da çocuğa dikkatini nasıl yönlendirmesi ve odaklaması gerektiğini öğretiyor. Uyum sağlamak (dikkatinizi nasıl odaklamanız gerektiğini öğrenmek ve neye dikkatinizi vermeyi seçmek) bize o kadar doğal geliyor ki bunu doğal karşılıyoruz. Ancak dikkat gösteremezsiniz, öğrenemezsiniz… Otistik çocuklar için benim önerim; konsantre olma, odaklanma ve dikkatlerini vermeyi öğrenmelidirler. Belirli bir ani motivasyon olmadan (üniversite diploması gibi uzun süre alacak motivasyon değil), küçük adımlarla ilerlemelerine olanak veren özel olarak tasarlanmış bir program olmadan, çoğu asla öğrenemeyecek. İşlemsel eğitimle otistik çocuklar sadece öğrenmekle kalmaz, nasıl öğreneceklerini öğrenirler.

Bu kelimeleri 30 yıl önce yazdığımda, ciddi derecede özürlü otistik çocukların bile, şartlar iştiraklerini gerektirdiğinde (yoğun davranış değiştirme) dikkatlerini etkin bir şekilde vermeyi ne kadar iyi öğrenebileceklerini fark etmemiştim. Aynı metinde (1965’de Amerika Otizm Cemiyetinin kuruluşunda yaptığım konuşmaya dayalıydı), ayrıca şunu da söyledim, “Çocukları bu kadar katı, yapısal bir sınıf ortamına diğer çocuklarla (kendilerine benzeyen, özürlü veya normal) birlikte yerleştirmenin önemi yeterince büyütülemez. Çocuğun davranışı ve dikkati kontrol altına alındıktan sonra, aile ve öğretmenler daha sonraki eğitimi ve sosyalleşmeyi üstlenebilirler… Çocuğun öğretmenleri ve ailesi çocuğun uyum göstermesi ve iyileşmesi konusunda ısrarlı olurlarsa ve yukarıda bahsedilen ilkeleri uygularlarsa, iyileşme oranı sıklıkla fevkalade olur.”

Uluslararası Otizm Araştırma Dergisi, 1994, Cilt 8, No.3, sayfa 3
Yazının linki: http://legacy.autism.com/translations/tr/tr_behaviorintervention.htm

Etiketler: Yoğun Erken Davranışsal Müdahale [ Düzenle ]

Sevebilirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir